Avukatlardan inciler
Aşağıdaki sorular Amerikan mahkeme tutanaklarından alınmıştır. Yorumlar benden.
- Avukat tanığı sorguluyor:
- Bu çocukken kırdığınız burnunuzun aynısı mı?
Yo, onu depoya attım, bunu bit pazarından aldım.
- Avukat bilirkişi olarak çağrılan doktora soruyor:
- Pekala doktor, bir insan uyurken ölürse, çoğu zaman sessizce ölür ve ertesi sabaha kadar bunu bilemez, değil mi?
Olur mu canım,gece tuvalete gitmek için kalkınca da anlayabilir.
- Tanığa:
- S: Sonra ne oldu?
C: Bana, "seni öldüreceğim, çünkü beni teşhis edebilirsin," dedi.
S: Peki seni öldürdü mü?
Ne yazık ki öldürdü. Ben aslında bir ruhum.
- Sanığa:
- Savaşta ölen siz miydiniz yoksa kardeşiniz miydi?
Aslında bendim, ama kardeşimin nüfus kağıdı kayıptı.
- Tanığa:
- Sizin 20 yaşındaki en küçük oğlunuz kaç yaşında?
Son gördüğümde hala 20 yaşındaydı, ama bir şey biliyorsanız lütfen söyleyin.
- Tanığa:
- Siz o sırada evde yalnız mıydınız yoksa kendi başınıza mı?
Başlangıçta benimle birlikteydim, bir de Avni vardı, sonra anamın tek oğlu geldi, derken dedemin tek torunu da geldi.
- Tanığa:
- Ne zamandan beri Kanada Fransızısınız?
Dünden beri. Daha önce Japon'dum, sonra Jamaikalı oldum, bir ara da İngilizlik yapmıştım.
- Tanığa:
- Çocuğunuz veya ona benzer bir şeyiniz var mı?
Aah, evet. Bir maymunum var.
- Tanığa:
- S: Size 3 numaralı kanıtı gösteriyorum ve bu resmi tanıyıp tanımadığınızı soruyorum.
C: Bu benim resmim.
S: Bu resim çekilirken siz de orada mıydınız?
Yoo! Ben o sırada Guatemala’nın kurtuluş bayramı kutlamalarına katılmıştım.
- Tanığa:
- Bu sabah bu mahkemede yemin ettiğinizde burada mıydınız?
Kısmen. Kısmen de karşıdaki kafede çay içiyordum.
- Tanığa:
- S: Şimdi, Bn Johnson, ilk evliliğiniz nasıl sona ermişti?
C: Ölüm sebebiyle
S: Peki kimin ölümü sebebiyle sona ermişti?
Peru cumhurbaşkanının.
- Demek döndüğünüz ana kadar orada değildiniz, öyle mi?
Orada, burada, şurada işte.
- S: 3 çocuğunuz var, değil mi?
C: Evet.
S: Kaçı erkek?
C: Hiçbiri.
S: Hepsi kız mı?
Niye hepsi kız olsun canım? Hiçbiri erkek değilse hepsinin kız olması mı lazım?
- Demek onun ne olduğunu bilmiyorsunuz, neye benzediğini de bilmiyorsunuz, peki onu tarif edebilir misiniz?
Tabi! Hem de gözüm kapalı olarak.
- S: Merdivenlerin bodruma indiğini mi söylüyorsunuz?
C: Evet
S: Peki, yukarı da çıkıyorlar mıydı?
Elbette! Sağa ve sola bile gidiyorlardı.
- S: Bütün hayatınız boyunca bu şehirde mi yaşadınız?
C: Henüz değil.
Hayatım sona ermeden bunu anlayamayız, değil mi?
- Texas'lı avukat tam sanığa aptalca bir soru soracaktı ki, derhal vazgeçip hakime sordu:
- Sayın yargıcım, izninizle diğer sorumu sormak istiyorum.
Tabi! İstersen ötekini de sorabilirsin.
- S: Cesedi tam olarak ne zaman incelediğinizi hatırlıyor musunuz?
C: Akşamdı. Otopsi 8:30 civarında başladı.
S: Bu sırada Bay Eddington ölüydü, değil mi?
C: Hayır, aptal! Masanın üzerine oturmuş, "bu adam niye otopsi yapıyor," der gibi bana bakıyordu.
(... Ne desem ki?)