Çözümsüz problemler

Michigan Üniversitesinden Profesör N R F Maier farelerde "nevroz" durumuna yol açan bir dizi deney yaptı.

Deneyde fareler önce bir platformun kenarından iki kapıdan birine atlamak üzere eğitiliyor. Fare sağdakine atladığında kapı sımsıkı kapalı oluyor ve fare burnu üstüne kapıya çarparak alttaki ağa düşüyor. Soldakine atlarsa kapı açılıyor ve fare bir tabak yiyecek buluyor.

Fareler bu reaksiyona iyice alıştırıldıktan sonra durum değiştiriliyor. Şimdi yiyecek bulmak için farelerin sağdaki kapıya atlamaları gerekiyor. Fare yeni sistemi anlayamaz ve ona ayak uyduramazsa, yani her atlayışında yiyecek bulmaya mı yoksa burnu üstü çarpmaya mı atladığını asla bilemezse, sonunda vazgeçiyor ve atlamayı kesinlikle reddediyor. Dr Maier bu noktada,

bir çok fare seçim yapmaktansa açlıktan ölmeyi tecih ediyor,

diyor.

Sonra elektrik şokları verilerek fareler bir seçim yapmaya zorlanıyor.

Çözümsüz problemler durumlarında bir tepki vermeye zorlanan hayvanlar,

diyor Dr Maier,

belli bir reaksiyona kilitleniyor (daima soldaki kapıya atlamak gibi) ve sonuçlarının ne olduğuna asla bakmaksızın aynı tepkiyi vermeye devam ediyor. ... Bu şartlar altında seçilen tepki sabitleniyor. ... Bu sabitlenme bir kez oluştu mu, hayvan o durumda adapte olmasını sağlayacak herhangi bir tepki geliştirmeyi öğrenme yeteneğini kaybediyor.

Soldaki kapıya karşı geliştirilen tepki böylece sabitlenince sağdaki kapı ardına kadar açılarak içindeki yiyecek açıkça görülecek hale getirilebilir. Ancak fare zorlandığında, her defasında daha da panikleyerek, soldaki kapıya atlamaya devam eder. Deneyci fareyi seçim yapması için zorlamaya devam ederse fare çılgın gibi koşuşturarak, pençelerini yaralayarak, masa ve sandalyelere çarparak katılmalar geçirebilir, ardından şiddetli bir titreme nöbetinden sonra komaya girer.

Bu pasif durumda yemeyi ve herhangi bir şeyle ilgilenmeyi reddeder: Bir topun içinde yuvarlanabilir, dürtülebilir veya ayaklarından asılabilir, ama fare kendisine yapılan hiç bir şeyi umursamaz. Bir "sinirsel çökme" halindedir.

Fareyi sinirsel çökme durmuna getiren onun probleminin "çözümsüzlüğüdür." Dr Maier'in davranış bozukluğu gösteren çocuklar ve yetişkinler üzerinde yaptığı çalışmalar gösteriyor ki fareler ve insanlar birbirine çok benzeyen safhalardan geçiyorlar.

İlkin, bir problemle karşılaştıklarında belli bir seçimi yapmayı alışkanlık haline getirmeye eğitiliyorlar.

Sonra, şartların değiştiğini ve seçimin beklenen sonuçlarını vermediğini görerek müthiş bir şok geçiriyorlar.

Üçüncü olarak, şok, endişe veya hayal kırklığı nedeniyle ilk seçimlerine sabitlenebiliyor ve sonuçlarına bakmaksızın o seçimi yapmaya devam ediyorlar.

Dördüncü olarak, herhangi bir hareket göstermeyi somurtkanlıkla reddediyorlar.

Beşinci olarak, dışardan bir etkiyle seçim yapmaya zorlandıklarında önceden vermeleri üzere eğitildikleri tepkileri veriyorlar ve yine burunları üstüne çarpıyorlar.

Son olarak da, farklı bir seçim yapmış olsalar elde edebilecekleri hedef gözlerinin önünde apaçık duruyor olsa bile hayal kırıklığı nedeniyle çılgın gibi davranıyorlar. Yabani gibi dolanıyorlar, köşelerine çekilip somurtuyorlar ve yemeyi reddediyorlar, acıklı, alaycı ve hayal kırıklığı içinde kendilerine ne yapılırsa yapılsın umursamıyorlar.

...

"Bir fare için peynir peynirdir; fare kapanları bu nedenle çalışır."
--Wendell Johnson.


Hayakawa S I, Language in Thought and Action. 1974, s 242-245.