Ali Bey'den Lehcetü'l-Hakaik
1844-1899 yılları arasında yaşamış olan Ali Bey (a ve i uzun okunacaktır, mali sorunlardaki mali gibi) devlet adamlığı da yapmış mizah ustasıdır. Lehcetü l-Hakaik (Gerçeklerin Dili)'taki bazı maddeleri ilk olarak Teodor Kasap Efendi tarafından çıkarılan Türkçe ilk mizah dergisi Diyojen'de yazmıştır. Güllü Agop Efendi'nin Gedikpaşa tiyatrosunda oynanmak üzere telif ve tercüme tiyatro eserleri vardır. Moliere'in bazı piyeslerini de adaptasyon yoluyla Türkçe'ye çevirmiştir.
Buraya Tercüman 1001 Temel Eser dizisinin 32. kitabı olarak yayınlanan (yayın tarihi yok, ancak arka kapakta sonradan yapıştırılmış bir etikette fiyatının 40 lira olduğu yazılı, ayrıca bir Tercüman gazetesinin baş sayfa resminde manşet haberi şöyle: İşçi yevmiyesi en az 22-25 lira) ve Şemsettin Kutlu tarafından yayına hazırlanmış Lehcetü l-Hakaik'tan hoşuma giden bazı maddeleri seçip koydum. Aslında, "yazmaktan bıkıncaya kadar yazdım," desem daha doğru olacaktı, çünkü hemen hemen hepsi hoşuma gidiyor.
- Yaş
- Kadınların saklamaya muvaffak olabildikleri tek sır
- Yara
- Muharebe fabrikasının markası
- Vefa
- Köpeklerin fazileti
- Vahşi
- Sadece kendi düşmanını yiyen
- Vaiz
- Sermayesini yemeyen tacir
- Pişmanlık
- Vicdan hazımsızlığı
- Nadir
- Akla yatkın konuşan kadın
- Nikah
- Boşanmanın önsözü
- Moda
- Maymunların tanrısı
- Melek
- Yeryüzünde gördüğümüz bütün cennetten kovulanlar
- Mahkeme
- Allah oraya düşenleri korusun: Adalet pişirilen yer
- Aptal
- Bizim gibi düşünmeyen
- Misal
- Giydirilip kuşandırılmış hakikat
- Müttefik
- Bize ihtiyacı olan
- Leylak
- Kış mevsiminin yazdığı veda mektubu
- Dil
- Çok uzağı bile vurabilen silah
- Elbise
- Çoğu zaman kitabından daha güzel ve üstün cilt
- Kelime
- Eşyanın elbisesi
- Kefen
- Moda dergilerine müracaat edilmeden biçilen elbise
- Kıskançlık
- Korktuğuna uğramanın kestirme yolu
- Kabiliyet
- Affolunmaz hata
- Falcı
- İstediğimizi söyleyen
- İnsan ömrü
- Dönüş bileti satılmayan bir seyahat
- Bilim
- Açlıktan ne haber?
- Adalet
- Ayarı bozuk terazi
- Bunama
- Varılacak merhalelerin en sonu
- Adet
- Ahmakların kendisine tabi oldukları şey
- Tabip
- Gel sözümü dinle, sadece su iç
- Sıfır
- Gerek sayılarda, gerekse insanlarda bulunduğu yere göre değeri artıp eksilir.
- Şeytan
- Kadınların vefakar dostu
- Şemsiye
- Dostluk gibidir, yağmur zamanı bulunmaz.
- Şüphe
- Hiç hata yapmayan uyarıcı
- Hırsızlık
- Ekmek mi? Vay utanmaz herif! Milyon mu? Aşkolsun!
- Saçma
- Bizimle aynı fikirde olmayanların görüşü
- Zeka
- Susmayı bilmek
- Dudak
- Kadınlarda: Şeker kutusu
- Yalakalarda: Buhurdan
- Aşıkta: Fırın
- Geçkin kızda: Nefes alacak yer
- Yaşlı bekarda: Sineklik
- Şarkı okuyanda: Demir kasa
- Alacaklıda: Buzhane
- Geviş getiren hayvanlarda: Kiler
- Kuşlarda: Gaga
- Dostluk
- Fırtınalı havada içi dışına dönen şemsiye
- Dost
- Bize yardıma hazır zannettiğimiz kişi
- Damat
- Kaynana sahibi
- Hayır-dua
- Ucuz hizmet
- Büyük tehlike
- Güzel kadın
- Narsizm
- Gerçek aşk
- Cüce
- Büyük adamların yakından görünüşü
- Cilve
- İştah açmak için meze
- Cesaret
- Korktuğunu belli etmemek
- Çerçeve
- Resimlere ve fotoğraflara nüfuz ve önem kazandıran alet
- Can sıkıntısı
- Şeytanın avukatı
- Reenkarnasyon
- Hintlilerin inancına göre insanlar ölümden sonra hayvan olurmuş. Bizde tam tersi
- Timsah
- Tohuma kaçmış kertenkele
- Tefekkür
(düşünme)
- Beyni zehirleme
- Tazallüm
(zulüm gördüğünden yakınma)
- Zalimin yaptığı iş
- Sedye
- Kendinden geçmişlerin arabası
- Türbe
- Aile dolabı
- Tarih
- Kurt masalı. Züğürtledikçe eski defterleri karıştırmak
- Veteriner
(baytar)
- İnsana diyecek yok, çünkü hekimlere baş vurup vurmamak elindedir. Lakin şu zavallı hayvanlardan ne isterler?
- Beğenmek
- Aynaya bakarken hissedilen hal
- Bahşiş
- Mecburen verilen ihsan
- Balkon
- Aşık tüneği
- Bale
- Sağırlar operası
- Barbar
- Barutu icat etmeyenler
- Avukat
- Suçluların çamaşır yıkayıcısı
- Avanak
- Yakayı ele veren hırsız
- İnsan
- Ahlakı bozulmuş vahşi
- İkramiye
- Züğürt tesellisi
- Akçe
- Milyon tohumu
- Dilbilgisi
- Orta dereceli okullardaki işkence
- İfakat
(hastalıktan kurtulma)
- Zavallı doktorun bunda ne kabahati var?
- Asil
- Ben bilir miyim ya? Kendisi söylüyor.
- Medyumluk
- Olayların arkasından giden keramet
This page in English