Alice ve Yumurtakafa
Yumurtakafa gene küçümser gibi:
"-Ben bir sözcüğü ne anlamda kullandıysam, o sözcük o anlama gelir, anlaşıldı mı ?" diye bağırdı.
Alice:
"-Bence mesele şudur," dedi. "Sözcükleri bu kadar değişik anlamlara sokmak sizin elinizde mi bakalım?"
Yumurtakafa:
"-Bence asıl mesele, hangisinin başa geçeceğidir," dedi.
Alice sesini çıkarmadı. Kafası allak bullak olmuştu. Yumurtakafa anlatıyordu:
"-Sözcüklerin kimisi çok huysuzdur. Hele fiiller pek kendini beğenmiş olurlar; hepsinin burnu Kaf Dağı'ndadır. Sıfatlar çok daha yumuşak başlıdır, onlara her istediğini yaptırabilirsin. Yalnız, ben hepsini de pek güzel yola getirmesini bilirim. Kavranılmaz! Ya, işte böyle!"
...
"-'Kavranılmaz' demekle şunu söylemek istedim: Bu konuda yeterince konuşmuş sayılırız."
[Through the Looking Glass, Lewis Carroll]