Kısaca...
Cevapların çok kısa olduğunu biliyorum, ama tabi ki, önemli olan işlevi. İstediğim kadar uzatabilirdim, fakat özeti değişmezdi.
Tanrı'nın var olduğu bilimsel olarak kanıtlanabilir mi?
Hayır. Bilimsel bir kanıt isteniyorsa, fiziksel dünyada Tanrı olmadan açıklanamayacak bir olay birden fazla insan tarafından birden fazla zaman ve mekanda gözlenmelidir. "Açıklamak" kelimesiyle, "nedeni bilinmeyen filanca olayın (mesela, kozmik gamma ışını patlamalarının) kaynağı Tanrı'dır," şeklinde bir açıklamayı kastetmiyorum; bununla bilimin tarzına uygun biçimde ifade edilmiş bir hükmün dış dünyada gözlenmesini kastediyorum.
Örneğin, "boş (kütle çekim etkilerinden uzaklarda) uzayda iki kütle birbirlerini kütlelerinin çarpımıyla doğru, aralarındaki uzaklığın karesiyle ters orantılı olarak çeker," şeklinde bir ifade bilimsel olarak gözlenebilecek ve ölçülebilecek nicelikler içerir. Bilimciye düşen bunu denemek ve sonuçları kaydetmektir.
Başka bir örnek olarak, "Tanrı var olduğu için evrende kusursuz bir düzen bulunur," şeklindeki bir hüküm bilimsel değildir, çünkü bunda ölçülecek veya gözlenecek bir şey bulunmamaktadır. Ayrıca "kusur" objektif olarak tanımlanıncaya kadar bu ifade desteklenemez ve ondan herhangi bir geçerli çıkarım elde edilemez. Örneğin, asteroidler kusur mudur? Depremler, tayfunlar, hortumlar kusur mudur? Ayın yılda bilmem kaç cm dünyadan uzaklaşması kusur mudur? Dünyanın periyodunda yılda bilmem kaç saniyelik yavaşlama kusur mudur? Kara delikler (varsa) kusur mudur? Dinozorların yok edilmesi kusur mudur? Siyam ikizleri kusur mudur? Psikopatlık, şizofrenlik, spastiklik ve diğer bedensel ve zihinsel özürler kusur mudur? Helen Keller kusur mudur? Yaşlanıp elden ayaktan düşmek kusur mudur? Bu sorulardan binlercesi sorulabilir. Önce kusur tanımlanmalıdır.
Bilimci Tanrı'ya inanabilir mi?
Kişisel seçimi kendisini ilgilendirir, fakat bunu bilim adına veya bilim olarak dile getirirse bu bilimsel bir davranış olmaz; çünkü bilimci bu konuda en fazla agnostik olabilir.
Tanrı'nın var olmadığı kanıtlanabilir mi?
Hayır. Bunun için her şeyden önce nitelikleri kesinlikle belirli bir Tanrı tanımı yapılmalı, sonra da bu nitelikler arasında çelişki aranmalıdır. Yeryüzünde inanılan her hangi bir Tanrı göz önüne alınarak kendi ortamında çelişki aranırsa bulunamayacağını sanıyorum.
Bir Tanrı'nın nitelikleri arasında çelişki yoksa bu onun varlığına kanıt değil midir?
Hayır. E von Daniken'in atalarımızın uzaylılar olduğu veya atalarımıza bilim ve teknolojiyi uzaylıların öğrettiği tezi de çelişkisizdir, fakat bu çelişkisizlik tezin doğru olduğunu kanıtlamaz.
Tanrı'nın var olduğunu kanıtlayan deliller ve argümanlar var?
Onlar muarız tarafından ileri sürülen çelişkileri gidermeye yarayan delil ve argümanlardır, somut kanıt değildir.
Şu an burada bulunuyor olmamızın matematiksel olarak ihmal edilebilecek kadar küçük bir olasılık değerine sahip olması bir şey kanıtlamaz mı?
Arkeolojik bulgular dinsiz milletin olmadığını kanıtlıyor?
Bu, tarih boyunca dinsiz milletin olmadığını kanıtlar, Tanrı'nın var veya çelişkisiz olduğunu değil.
Einstein gibi bir çok bilimci Tanrı'ya inanıyordu?
Feynman gibi bir çok bilimci de inanmıyordu. (Bu iki argüman argumentum ad verecundiam yanlışı içerir.)
Allah'ın nitelikleri çelişkisiz midir?
Giderilemeyecek çelişkiler olduğunu sanmıyorum.
Allah adildir, fakat yeryüzünde adaletsizlik var?
Bu çelişki Ahiret ve Hesap Günü ve Cehennem'le giderilir.
Allah merhametlidir, fakat insanlar acı içinde?
Bu çelişki Cennet'le giderilir.
Allah merhametlidir, fakat bazı kullarını Cehennem'e koyuyor?
Onları yok edebilirdi de.
Allah'ın hiç bir şeye ihtiyacı yok, fakat kullarından ibadet istiyor?
Kulların ibadetleri onun hangi ihtiyacını gideriyor? (Yani, onun kullarının ibadetine muhtaç olduğunu nereden çıkardın?)
Peki, neden ibadet istiyor o halde?
Nedenini bilmiyor olmam sadece bir tek şeyi kanıtlar: Nedenini bilmediğimi. Çelişki aranacaksa, ibadet ile Allah'ın bir niteliğinin uzlaşmadığı gösterilmelidir.
Allah adil, fakat kulları arasında ayırım yapıyor?
49:13 "Ey insanlar! Biz sizi, bir erkekle bir dişiden yarattık. Ve örfler yoluyla tanışıp kaynaşasınız diye sizi milletlere, boylara ayırdık. Hiç kuşkusuz, Allah katında en seçkininiz, kötülüklerden en çok korunanınızdır." (Y N Öztürk çevirisi)
Bundan da açıkça anlaşılan (peygamberleri kendisinin seçmesi dışında, ki o kadar da olsun artık), insanları renklerine, cinsiyetlerine, yaşlarına, sosyoekonomik mevkilerine, siyasal tercihlerine vs göre değil, kendisine karşı duydukları saygı ve saygılı korku ile değerlendiriyor.
Allah adil, fakat kadın ve erkek arasında ayırım yapıyor?
Kur'an'da 3:190, 4:123, 16:97, 40:40, ve 33:35 ayetlere bak.
Cennette kadınlara neler verilecek?
Neler verileceğini bilmiyor olmam sadece bir tek şeyi kanıtlar: Neler verileceğini bilmediğimi. Bir çelişki aranacaksa, kadınların Cennet'e alınmadıklarını ve/veya onlara hiç bir şey verilmediğini göstermek gerekir.
Erkeklere verilecek şeyler epey detaylı anlatılmış?
Bu durum sadece kadınlara verilecek şeyler konusunda detay verilmediğini kanıtlar, kadınlara bir şey verilmediğini değil.
Bu ayrımcılık değil mi?
Ayrımcılık konusuna adalet bağlamından girdik. Adreslerini verdiğim ayetler herkese hakkının verileceğini bildiriyor. Adalet bu. Herkese neler verileceğini tek tek saymak adalet kapsamında değildir. Üstelik bütün hakların verileceği söylenen mahkemenin bitmesi bir yana, mahkeme kurulmadı bile.