Bir anı

Grand Maestro Haluk Beker senenin ilk Phys101 dersine geldi. Tahtaya iki paralel çizgi çekti ve bir yandan anlatıp bir yandan doldurdu:

         A///////////////////////////////B
    Fiziksel bir///////////////////sorunun
       soru////////////Cangıl//////cevabı
   -----------------------------------------------------

      (Şu Fırat'ın suyu akar derindir!)

   -----------------------------------------------------
       C     M a t e m a t i k        D

Nehrin üst kıyısında, A noktasındasınız. Fiziksel dünya önünüze bir soru koydu. Cevap varsa B noktasında. Ne yazık ki A'dan B'ye doğrudan gidemiyorsunuz, çünkü orası tehlikeli bir cangıl; ne yol var, ne iz.

Nehrin alt kıyısı matematiğin dünyası. Temiz, tertipli, emniyetli. Kolayca ve kısa sürede C'noktasından D'ye gidilebiliyor.

Bir fiziksel problemle karşılaşınca önce A'dan C'ye geçeriz, C'den D'ye ve oradan da B'ye. Yolumuzda 3 badire var:

  1. A'dan C'ye geçerken fiziksel sorunun matematiğin diline kesinlikle aynen tercüme edilmesi.
  2. C'den D'ye geldiğimizde fiziksel olmayan sonuçların elenmesi.
  3. D'den B'ye geçerken matematiğin sonuçlarının fiziğin diline kesinlikle aynen tercüme edilmesi.

Bu badireleri atlattığınızda fizikçisiniz.