Anlam ve bağlam

"-Pragmatik kural ve operasyonel tanım:

Bir kelimenin anlamı, o kelimeyi kullanan insanların ondan anladığıdır.

Bu kural 'galat-ı meşhur lugat-ı sahihden evladır' lafının bir versiyonudur. (Ah, eskiler!)"

"-Örnek?"

"-Berbat kaz göğsü gibi temiz ve beyaz, külah pırlantalarla süslü şaheser taç, hasta bıçakla yaralanmış demekti epey eskiden."

"-Bir kelimeden herkes aynı anlamı mı anlar?"

"-Kesinlikle hayır, ancak anlamın önemli bir kısmı bağlamdan çıkar, boşlukları da beyin doldurur."

"-O halde, ben ne kastederim, sen ne anlarsın? geçici bir durum değil, bir kader."

"-Kesinlikle evet, çünkü tek kelimenin fiziksel ya da sözel anlamının dibi yoktur. Anlamı sığlaştırıp anlamaya yaklaştıran sözel veya fiziksel bağlamdır."

"-Tek tek kelimelerin anlamları belirsiz oluyor da bir araya gelince nasıl belirli olabiliyor?"

"-Çok basit, tek tek atomları algılamak mümkün değildir ama çevrende gördüğün her şey atomlardandır."

"-Ağaç desem hiç bir şey anlamaz mısın?"

"-Tanıdık bir ses çıkardığını anlarım, o kadar. Anlamlı bir bağlamda kullanılmadan 'ağaç' lafının bir anlamı yoktur, ya da eşdeğer deyişle, sayısız anlamı vardır."

"-Hadi ya!?"

"-Valla, bak!"

"-Kusura bakma ama, sen de anlayışsızın tekiymişsin!"

"-Pardon!?"


"Beni anlamadın ya, ben ona yanıyorum."

[Gitarlı adamın biri.]