Bilimsel vs subjektif bilgi
Bu yazı Ahmed Yüksel Özemre'nin Çağdaş Fiziğe Giriş'inin (İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Yayınları, 3. baskı, 1983) prologundan kısmen aynen kısmen özetle aktarılmıştır.
"(1) A'nın B'ye karşı sevgi, (2) C'nin B'ye karşı nefret beslemesi"
olayını teşkil eden elementar olaylar arasındaki ilişkinin ontolojik mahiyeti ile
1) A, B ve C'nin bir uzunluk birimi ile bir masanın boyunu dikkatle ölçüp bir sonuca varması, (2) B'nin ve (3) C'nin aynı uzunluk birimi ile aynı masanın boyunu dikkatle ölçüp bir sonuca varması
olayını teşkil eden elementar olaylar arasındaki ilişkinin ontolojik mahiyetinin başka başka oldukları aşikardır.
Birinci olaydaki ilişkiler mahiyet itibariyle sadece ilgili kişilerin benliklerindedir. Ne gözleme ne de muhtemel hata sınırları çerçevesi içinde herkes için aynı sayısal sonucu verecek olan ölçümlere tabidirler. Varlıkları ancak A, B ve C için izafi gerçeklik payına sahip ilişkilerdir.
Ancak ikinci olaydaki ölçümler muhtemel hata sınırları içinde aynı olacaktır. Bu durumda onların ölçüm sonuçlarının A, B veya C'nin varlıklarına bağlı olduğu söylenemez. Herhangi bir şahıs aynı şartlarda aynı ölçümü yapsaydı aynı sonuçları elde edecekti.
Bu itibarla olaylar ve onlar arasındaki ilişkiler subjektif ve objektif olmak üzere iki gruba ayrılır.
Subjektif, insanın kendi benliğinde tattığı, zevkine vardığı ve varlığı da ancak o insan ile süren izafi bir gerçektir.
Fiziksel anlamda objektif, (a) varlığı, onu ya da etkilerini idrak edenlerin benlikleri dışında (yani algılama ve algılananları değerlendirme araçlarından bağımsız), onu gözleyecek akıl sahibi hiç bir varlık olmasa da var olmaya devam edecek ve herkes tarafından aynı tarzda idrak ve kabul edilen evrensel bir gerçek olan, (b) aynı şartlar altında çeşitli kimselerin yaptıkları ölçümlerde, muhtemel hata sınırları içinde, hep aynı sonuçları veren nesnelerdir.
Buna göre objektif gerçeklik insan zekasının bir ürünü değildir ve insan ona herhangi bir etkide bulunamaz.
Bilim ve özellikle fizik salt subjektif bilgiler topluluğu olamaz. Salt subjektif bilgiler insandan insana değişir, bu nedenle de insanlar o bilgilerde elifi elifine uzlaşamaz, sonu gelmez tartışmalar yaparlar.
Bilimsel (=objektif) bilginin temel niteliği deneysel ve gözlemsel olarak üzerinde uzlaşılmış ve herkesin kontrolüne açık olmasıdır.
Bilimsel bilgi ile subjektif bilgi arasındaki farka örnek olması için bunlar benden:
1. Foton nedir?
Durgun kütlesi sıfırdır; ışık hızıyla gider; etkileşimlere parçacık olarak girebilir, ancak dalga olarak yayılır; E = h.n, p = h/l ve E = p.c bağıntılarına uyar; kütlesi sıfır olduğu halde diğer parçacıklar gibi kütle çekiminden etkilenir.
Bremsstrahlung gibi proseslerde ortaya çıkar. Bir yerden başka bir yere giderken y = A.Sin(w.t - k.x) + B.Cos(w.t - k.x) gibi bir bağıntıya uyar (hepsi bu değil ve bu hepsi değil tabi).
Fotonlar elektromagnetik kuvveti iletirler. Bu açıdan bakılınca, iki elektrik yükü fotonları "takas ederek" etkileşir (fotonlar bir yükten yayınlanır, öteki yük tarafından soğurulur). Bu fotonlar genellikle hayali veya "virtüel" (sezilgen) fotonlardır, adları sadece teorik fiziğin matematiksel formalizminde anılır, fakat gerçek fotonların sahip oldukları bütün özellikleri taşırlar.
Bilinen hiç bir cevabı olmayan bir soru, fotonun iç yapısının ne olduğudur.
2. "Ben hacca gidinceye kadar Tanrı'yı zenci sanıyordum." --Malcolm X.