Daldan dala (ii)
Gerekliliğin subjektif olduğu hükmüne hep birlikte katılırız sanırım. Ben pragmatik biri olduğumdan hemen oylayalım derim, ama bunun gerekli olduğundan emin değilim.
Böyle bir ortamda muhabbetin konuşmaya karşı bir avantajı var: Kakofoniye yol acmaz. Bu nedenle konuşmadan daha demokratiktir, her kafadan ses çıkabilir, üstelik bence çok da iyi olur.
Örneğin diyelim bir kaç kişi kendi arasında kaptırmış gidiyor, bu arada ben de başka bir konuda kaptırmışım. Ama onları da izliyorum. Kulağa berbat gelirdi ama göze hiç de fena gelmiyor.
"Bir şeyin varolmadığının ispatlanamayacağı" konusunu kaçırdığımı sanıyorum, "ama var olmayan bir şeyin var olmadığını kanıtlamak imkansızdır" gibi bir şey geçti galiba.
Gerçekten de, sabahları kanatları çıkan ve öğlene kadar uçarak yaşayan, öğlen vakti kanatları dökülüp yüzgeçleri çıkan ve akşama kadar sadece suda yaşayabilen, gece boyunca da sadece zıplayabilen; 12 günde bir 24 saat sürünen ... bir hayvanın evrenin hiç bir bölgesinde hiç bir zaman var olmadığını biri bana kanıtlayabilirse ben de ona hayranlık duyarım.
Vazgeçtim, sadece tekboynuzların (unicorns) hiç var olmadığını kanıtlasın yeter, elini öperim.
Cevap bence her zaman çok önemli değildir. Soru daha önemlidir. Bütün cevapların bulunduğu bir dünyada yaşamak hoş olmazdı diye düşünüyorum. İşte, yaklaşık 350 sene sonra Fermat'nın son teoremi kanıtlandı. Şimdi insan zekasına meydan okuyan başka sorulara ihtiyaç var. Endişeye mahal yok, hala onlardan bir sürü var; örneğin Goldbach sanısı ya da teoremi.
Osmanlı devletinin duraklama dönemini Kanuni'nin ölümüyle başlatan tarihçilerle aynı fikirde değilim, duraklama İstanbul'un fethedildiği gün başladı: Tam olarak 29 Mayıs 1453'te.
Geçen yüzyılın sonlarına doğru Lord Kelvin şoyle yumurtladı: Bir kaç detay dışında fiziğin sonuna geldik. İyi ki haklı çıkmadı!
Vektör sorusuyla ilgili olarak diyecek bir şeyim yok: Hem soru çok spesifik, hem ileri (advanced), hem ileri matematik kitaplarımı kaybettim, hem de bilgilerim epey tozlandı.
Küme sorusuna gelince, o bir paradoks(tu). Kümeler teorisinin B Russel tarafından daha sağlam temellere oturtulmasıyla bu matematiksel çelişki giderilmiştir. Bu biraz uzun bir hikaye olmakla birlikte şu kadarlık özet yazıvereyim: İnsanın her aklına gelen küme değildir. (Hikayenin daha uzun bir özetini merak edenlere: Ali Nesin, Matematik ve Korku, [Düşün, 3. baskı, 1994], s 208-213.)
Ugh!
"-Sözlerime baslamadan önce belirtmek isterim ki ..."
[Büyük Cheyenne reisi Şaha Kalkmış Ayı'nın ölümsüz bir sözü.]