"Artık kısa cümleler kuruyorum"

Felsefi cümleler neden genellikle uzun ve anlaşılmaz olur? Felsefe münekkidi Tevfik Efendi bunu uzun uzun araştırdı. İşte onun bulguları:


Anlaşılmazdır, çünkü,

  1. Ya zaten anlaşılacak bir şey yoktur, yani anlamsızdır. O kadar yazı veya laf yerine "nayda nihoy nayda nihoy nanay da, cilveloy nanayda!" demiş olsaydı yine aynı etkiyi bırakırdı.

  2. Ya da anlaşılırsa saçma sapan bir şey ortaya çıkardı, bu durumda adama felsefeci demezlerdi.

Buyurun felsefi bir kaç laf:

Anladınız mı? Tabii ki anladınız. Güzel, peki ne anladınız? Cevaplarınızı 300 kelimeden az olmayacak bir tek cümle halinde ve giriş-gelişme-sonuç üçlüsüne riayet ederek pastel kalemle tual üzerine yazınız. Empresyonist olmasına itina gösteriniz.

Peki, niçin uzundur? Ünlü sosyo-dingilog Domates Hobies "filozofo filozofici dinosaurus" demiş. Bu laf "felsefeci felsefeciyi yer" anlamındadır. Kısa yazıları herkes okur, hatta gerekirse anlar bile. Ama kimse "lan, ben seni de çiğ çiğ yemezsem" gibi bir açık arama önyargısıyla başlamadan felsefi yazıları okuyamaz. Yazar da "demek sen beni yiyeceksin ha! O zaman intikamımı peşin peşin alayım der," kelime, cümle, paragraf ve yazı bazında her şeyi olabildiğince uzun tutar. Böylece düşmanlarının çoğunu daha başlangıçta kahr ü helak eder.

Bir felsefecinin kısa cümleler kurduğunu görünce kanıp sakın o cümlelere takılayım demeyesiniz ha! Kısa cümleler serseri mayındır. Tuzaktır. Sazan avcısıdır. "Hadi ya!" demeden önce okumaya devam edin.

Cümle kısaldıkça cümleye yüklenecek anlamlar aşırı bir şekilde artar. Cümle overload olur, overflow olur. Matematiksel olarak ifade edecek olursak,

f(x,y) = a . x . yk

Bu ifadede f fonksiyonu cümlede kurulmaya çalışılan felsefedir. x cümledeki kelime sayısı, y cümleden çıkan anlam sayısı, a felsefecinin iyi niyet katsayısı, k de felsefecinin kafasının bulut durumunu gösteren deneysel ve gözlemsel bir katsayıdır (doktor raporuna istinaden hesaplanır).

Şimdi buna örnek vermek iyi olurdu ama yazı çok uzardı. Felsefeciliğin alemi yok, ayrıca her şeyi de devletten beklemeyin.

Ugh!