Many-worlds (i)
Diyelim yazı-tura oynuyoruz. Attım yazı geldi. Şimdi yazı geldiği kesin ve gerçekleşmiş bir olay. Artık bizim için bilinmeyen değil. Ancak tura gelme olasılığı da vardı, gelmedi. Bu durumda paralel evrenler yorumu der ki, paranın ne geleceği belirlendiği anda evren ikiye yarılır (zar atsaydık altıya yarılacaktı): Biri yazı geldiği evren, biri tura geldiği evren.
Örneğe devamla biz şu anda yazı gelen evrende ve yazı gelmeşinin sonuçlarına göre ilerleyen bir tarih seyrindeyiz. Ama şöyle de düşünürüz (bu yazı-tura oyununu aşırı abartılı bir olaya, mesela bir atom bombasının düğmesine basmaya, bağlı olarak oynadığımızı farz edelim): Yazı geldi ve düğmeye bastık. Tura gelseydi ne olurdu, demez miyiz? Ya da şu I. Dünya Harbini başlatan pamuk ipliği vardı ya, bir prensin öldürülmesi mi ne, prens öldürülmeseydi ne olurdu, demez miyiz?
Bir de olaya bir alim-i mutlak (omniscient) ve kadir-i mutlak (omnipotent) gözünden bakalım: Tek evren modeline göre o seçimi yazı lehine yapmış olabilir, ya da hiç müdahele etmeyerek fiziksel koşulların yazı gelmesini sağlayacağını bildiğinden tek evren tarihi seyrinin planını ona göre yapmış olabilir. Öte yandan turanın sonuçlarını da biliyor ama yaratmamış olabilir.
Fakat çok-evren yorumuna göre bakarsak o anda evreni yararak dallandırmış, her birinde bir olasılığı gerçekleştirmiş olabilir.
Son olarak bir de istatistiksel sonuç: Halen çok-evren yorumunun çok fazla taraftarı yoktur. Marjinal, fantastik fakat taraftarlarınca çok iyi savunulan bir yorumdur. Yani bakmak, görmek serbesttir, almak şart değildir. Fırsat bulursam (bu üşenmezsem demek) öteki yedi yorumu da yazarım, beğendiginiz bir yorum mutlaka çıkar.