Velilere Özel

  • Anne Baba Tutumları ve Kişilik Üzerindeki
    Etkileri

  • Sınava Hazırlık Sürecinde Öğrenciler Neler Yaşıyor ve
    Sınavlarda Neden Başarılı Olamıyorlar ?

OTORİTER TUTUM


Çocuğunu, belirli bir ideal peşinde ve belirli kalıplar içinde, adeta küçük bir yetişkin yapma çabasıyla yetiştirmeye çalışan anne babalardır. Bütün kontrol anne ve babadadır. Çoğunlukla anlayışsız, hoşgörüsüz, katı ve baskıcı bir tutum içindedirler. Çocuğun davranışları katı standartlarla değerlendirilir, hata ve yanlış yapma hakkı yoktur. Çocuktan kurallara sorgulamadan uyması beklenir, evde her şey kurallara ve saatlere bağlıdır.Anne babanın gözleri sürekli çocuklarının üzerindedir. Çocuk korkmazsa kurallara uymaz mantığıyla hareket ettikleri için çocuğun en basit hatasını cezalandırırlar.

Yaptırım gücü anne babadadır. Anne baba isteklerinden ödün vermez çünkü onlar hep haklıdır. Çocuğunu anlama onun seviyesine inme çabasını göstermezler.Baskıcı ve otoriter ailenin verdiği eğitimde ceza verici bir yaklaşım vardır. Aile cezayı iyi bir ders olsun, bir daha hata yapmasın mantığı ile verilir ve bu cezalar genelde çocuğa göre ağır cezalardır. Ailenin verdiği disiplin çocuğu hayatından bıktırır. Çocuğun en doğal hakları bile çocuğa uslu olmasının bir ödülü olarak verilir.Bu tür ailelerde büyüyen çocuklardan başarı beklemek yanlış olur. Çocuk anne babanın kurallarını yerine getirme çabasında olduğu için kendini ifade edemez. Ailenin belirlediği kurallar ve sınırlar içinde çocuklarını kendine özgü yapıları adeta yok sayılır.

Otoriter bir ailede yetişen çocukların özellikleri


- Stresli, tedirgin çocuklardır.
- Kendine olan güveni hemen hemen yok gibidir.
- Sessiz çekingen başkalarının etkisinde kolayca kalabilen çocuklardır.
- Sürekli eleştirildiği için aşağılık duygusu geliştirebilir.
- Dıştan denetimlidirler. Kendi başlarına karar veremezler dışarıdan birilerinin onu yönlendirmesini beklerler.
- Tam tersi çocuk isyankârda olabilir.



SERBEST ANNE BABA TUTUMLARI


Çocuklarına özgür ve eşit ortam yaratma isteği ile doğmuştur. Anne babanın çocuğa egemen olma ve onun üzerinde baskı kurma eğilimi yerine, çocuğun başına buyruk yetişmesi, dilediğince davranması ve çocuğun üzerinde aile denetiminin olmaması vardır. Çocuğun aşırı hareket ve davranış serbestliği vardır. Kendisine ve çevresine zarar verebilecek davranışlarda bile denetimden uzaktır, aile müdahale etmez. Aile doğruyu ve yanlışı çocuğunun yaparak yaşayarak öğrenmesini ister, çocuğa neyi yapması veya neyi yapmaması konusunda bilgi verilmez. Aile içinde çocuğun hakları sınırsızdır. Çocuğun nerede duracağı belirlenmemiştir.

Çocuktan kurallara uyması beklenmez zaten kuralları uygulama ve denetleme düzensizdir. Anne baba çocuğun yanlış davranışlarını görmekte ama ‘iyi bir eğitim baskıcı değil, özgür olmalıdır’ düşüncesi ağırlıkta olduğu için çocuğa sınırsız özgürlük tanınmaktadır. ‘Benim çocuğum ideal davranışlara sahip olmalı’ demekte ve çocuğa az da olsa baskı yapmamaktadır. Anne baba çocuğun davranışlarına karışmamakta, yalnız büyük bir problem olduğunda varlıklarını hissettirmektedirler.Kural tanımayan bu çocuklar okullardaki kurallarla karşı karşıya kalınca hayal kırıklığına uğramaktadırlar.Serbest anne baba tutumunda yetişen çocuklar bir müddet sonra anne babalarını denetim altına alırlar, şımarık olurlar. Her ortamda istediklerini elde ettikleri için doyumsuzdurlar. Anne babanın bu serbest tutumları ev içinde geçerli olduğu gibi ev dışında da geçerlidir. Tabii en büyük problem misafirliğe gidildiğinde veya başka çocuklarla karşı karşıya kalındığında ortaya çıkar.Serbest tutumda anne babanın görevi çocuklarına hizmet etmek, onları mutlu etmektir. Çocukları mutlu olsun diye tüm isteklerine kayıtsız şartsız uyarlar.Böyle anne babalar hoşgörülü tutumlarından kolay kolay ayrılmak istemezler. Çünkü çocuğa dilediğini vermenin ona karşı koymaktan daha kolay olduğu düşüncesini kendilerine yerleştirmiştirler. Çocuğu en kolay metotla büyütmektedirler. Bırak ver de ağlamasın, siz hiç çocuk olmadınız mı? Bu tip anne babalar kendi yaşamadıklarını çocuklarının yaşamasını isterler.

Serbest tutumla yetişen çocukların özellikleri


- Devamlı birilerinden hizmet beklerler
- Her isteklerinin yapılmasını beklerler
- Okuldaki kurallarla karşı karşıya kaldıklarında hayal kırıklığına uğrarlar
- Diğerlerinin dikkatini çekmeye çalışırlar
- Bencil ve saygısızdırlar
- İstekleri buyruk niteliği taşımaktadır
- Toplumun vermediği hakları kendilerine tanımaya çalışırlar



İLGİSİZ VE KAYITSIZ ANNE BABA TUTUMLARI


Çocuğun davranışları karşısında ilgisiz ve vurdumduymaz davranışlar sergileyen anne babalardır. Bu tip aileler için çocuğun varlığı ile yokluğu belli değildir. Bu gruba giren anne babalar genellikle hoşgörü ile boş vermeyi birbirine karıştırmaktadırlar.Çocuk anne babayı rahatsız etmediği müddetçe, çocukla ilgili problem yoktur, eğer çocuk anne babayı rahatsız ederse o zaman çocuk ile ilgili gündem oluşur. Bu gündem daha çok şikâyetlerle doludur.Bu tip ailelerde çocuk fiziksel ve duygusal yalnızlığa itilmektedir. Çocuğun hareketlerinin görmezlikten gelinerek dışlanması söz konusudur. Anne, baba, çocuk arasında iletişim kopukluğu vardır. Ailenin çocuğa tepkileri düşük seviyededir.

İlgisiz kayıtsız tutumla yetişen çocukların özellikleri


- Çocuk dikkat çekmek için etrafına zarar verebilir
- İnsanlarla ilişki kuramaması sonucu sosyal gelişmesinde gecikme ve saldırganlık sergileyebilir.
- Sözlü iletişim yetersizliğinden dolayı dil gelişiminde gecikme, konuşma bozuklukları ortaya çıkabilir
- Özgüven sorunu yaşar
- Hayattan ve kendisinden beklentisi olmaz.


DENGESİZ VE KARARSIZ ANNE BABA TUTUMLARI


Çocuğun belirli bir davranışı anne baba tarafından farklı yorumlanır. Anne babalar aynı davranışı kimi zaman normal karşılarken kimi zamanda cezalandırabilirler. Bu durum daha çok anne veya babanın o anki psikolojik durumu ile ilintilidir. Anne veya baba yorgunsa, başka zaman normal olan davranış o an için yapılmaması gereken bir davranıştır. Bu durumda çocuk neyin doğru neyin yanlış olduğunu anlayamamaktadır.Tutarsız anne baba tutumlarını içeren bir diğer tutum ise, anne için doğru olan bir şeyin baba için yanlış olması veya tam tersi durumun oluşmasıdır. Anne ve baba farklı disiplin anlayışı geliştirebilirler. Anne ve baba mutlaka aynı görüşe sahip olmalıdır, biri olumsuz davranışı hoş görüp diğeri ceza uygulamamalıdır. Baba çocuğa bir suç işlemesi sonucunda bir ceza verdiğinde anne hemen annelik şefkati ile çocuğunu kucaklayıp sevmemelidirBazen anne babalar çocuğun verdiği tepkilere karşı nasıl davranması gerektiği konusunda kararsız kalabilmektedir. Bazen gülüp geçmekte bazen de acaba hatalı mıyız? şeklinde düşünmektedir. Bu tip ailelerde çocuğun yanında eşler birbirlerini eleştirmekte sakınca görmezler.Çocuk söz dinlesin diye ilk önce yumuşak konuşurlar, sabırları zorlanınca seslerini yükseltip tehditler savurmaya başlarlar, kendini suçlu hisseden anne diz çöküp çocuktan özür diler.Çocuk hangi davranışının tepki alacağı konusunda herhangi bir fikre sahip değildir.Anne babaların çocuklar hakkındaki tutarsız ve ayırımcı davranışlarından bir başkası ise kız erkek çocuk ayrımıdır. Genelde erkek çocuklar kız çocuklara oranla daha ayrıcalıklıdır.Erkek çocuklar el üstünde tutulurken kız çocuklar daha geri planda yer almaktadır. Bazı ailelerde ise bu durum tam tersi olabilmektedir.Büyük çocukların yetişme tarzı ile küçük çocukların yetiştirilme tarzları arasında da farklılıklar görülmektedir. İlk çocuğu yetiştirirken daha otoriter, kuralcı ve hatalı olurken, ortanca çocuklarda biraz daha esnek davranılmakta, küçük çocuklarda ise daha sevecen ve hoşgörülü olunmaktadır. Anne babaların küçük çocukları daha fazla koruduğu, büyük çocuklara ise erken yaşta fazla sorumluluk yüklediği de diğer bir gerçektir.

Dengesiz ve kararsız tutumla yetişen çocukların özellikleri


- Aşırı isyankâr ya da aşırı boyun eğici olabilirler
- Kaygılı, güvensiz bir kişilik sergileyebilirler
- Büyüdüklerinde karşısındaki insanlara zor güvenirler
- Tutarsız bir kişilik sergilerler
- Karar vermekte güçlük yaşarlar



AŞIRI KORUYUCU ANNE BABA TUTUMLARI


Bu tip ailelerde çocuğa gereğinden çok özen gösterirler. Koruyucu tutum daha çok anne ve çocuk arasında gözlenir. Her türlü kararı çocuk yerine aile alır. Geç kavuşulan, aşırı istenilen, tek çocuk, tek erkek veya kız çocuk gibi çocuklar genellikle abartılmış sevginin odak noktası olurlar. Bu tip anne babalar çocuklarını el bebek gül bebek büyütürler. Adeta kucaktan yere indirmezler.

Genellikle bu tür çocuklar erken konuşup geç yürürler. Aile tarafından çocuğun her çağrısına cevap verilir. Bu tip aileler çocuklarının üzerlerine titrerler. Çocuğa zarar gelebilecek ortamlardan kaçınırlar. Ağlamasın, üşümesin, terlemesin, hasta olmasın, yorulup incinmesin, mikrop kapmasın diye aile üyeleri ellerinden gelen tüm gayreti gösterir. Çocuk adeta bir cam fanus içinde büyütülür.Çocuğun gelişimine göre davranmasına fırsat verilmez. Aşırı koruyucu anne, çocuğuyla öyle bütünleşir ki onun büyüdüğünü ve olgunlaşabildiğini asla kabul etmek istemez. Bu tür anne babalar ergenlik çağında bulunan çocuklarına bile kendileri banyo yaptırmak isterler. Çocuğun veya gencin kıyafetini anne baba seçer. Çocuğa evde, seçim konusunda pek söz hakkı verilmez. Bu ailede, çocuk büyümüş olmasına rağmen anne çocuğuyla yatmak ister. Sebep olarak da geceleyin çocuk korkulu rüya görürde korkarsa ben onun sesini duyamam, yanında olamam diye söylerler. Anne bu tür davranışıyla çocuğuna olan derin sevgisini dile getirdiğini ve çocuğuna yardım ettiğini düşünmektedir.Ama gerçekte kendi yalnızlığını ve mutsuzluğunu, çocuğuna kendisini adayarak telefi etmeye çalışmaktadır. Çocuğunu kendine aşırı bağımlı yaparak kendisini değerli ve eşi bulunmaz hissetmektedir. Çünkü çocuk en ufak davranışta dahi annesinin fikrini almaktadır. Anne, çocuğu kendisine tutsak etmekte ve bağımlı kılmaktadır. Çocuğa sorulan soruları anne baba cevaplandırır.Aşırı koruyucu ve abartılı sevgisi olan anne babalar çocuklarına derin duygusal bağla bağlanırlar. Anne baba çocukları için sebepsiz yere aşırı kaygı içindedir. Bu kaygıda onları çocuklarını aşırı korumaya yönlendirir. Çocuğu mutlu edemeyeceklerini düşündükleri için hep endişelidirler. Çocuğa karşı boğucu şefkat gösterirler.

Korucu tutumla yetişen çocukların özellikleri


- Aşırı bağımlı, özgüveni gelişmemiştir
- Sosyal gelişimi zedelenir
- Toplum tarafından kabulü zorlaşır
- Kendini gruba kabul ettirmek için isyankâr olabilir
- Tek başına kararlar alamaz



REDDEDİCİ ANNE BABA TUTUMLARI


Reddedici tutum içerisinde olan ailelerde çocuğa karşı adeta düşmanmış gibi davranılır. Çocuğa, farkında olmadan, sevgi, merhamet, sıcaklık, şefkat verilmez. Daha çok çocuğun başaramadıkları üzerinde durulur ve çocuk yoğun eleştiriler alır. Bu tip ailelerde, çocuk genellikle hiç beğenilmez ve her yaptığı devamlı eleştirilir. Neredeyse çocuğa baskı yapmak için her türlü fırsat kollanır. Çocuğun iyi ve olumlu yönlerinden çok, çocuğun devamlı kötü ve olumsuz yönleri üzerinde durulur. Çocukları öz evlatları olduğu halde üvey evlat muamelesi görmektedir. Bazen sadece anne bazen de sadece baba çocuğa karşı reddedici tutumlar sergiler. Fakat aile içinde çocuğa genel olarak soğuk ve eleştirel tutumlar sergilenir. Reddetme, çocuğun bedensel ve ruhsal ihtiyaçlarını karşılamasına engel olacağından bu tür tavır ve davranış içeren ailelerde çocuktan sağlıklı davranışlar beklemek yanlış olur.Anne baba çocuğuna karşı sevgisini asla göstermemekte, çocuğunu anlamamakta ve onu kurallarla, soğuk davranışlarla ve emirlerle yönetmeye çalışmaktadır.Bu tür davranışlar sebebi ne olursa olsun kabul edilebilir davranışlar değildir. Ailenin gerekirse profesyonel bir yardım alarak bu sorunu çözmeleri gerekmektedir. Aksi takdirde bu tip çocuklar ilerleyen yaşlarda daha büyük problemlerle toplumun karşısına çıkmaktadır.

Reddedici tutumla yetişen çocukların özellikleri


- Kaygılı ve güvensizdirler
- Tutarsız bir kişiliktedirler
- Suç işlemeye meyillidirler
- İnsanlarla iyi ilişkiler kuramazlar, arkadaş bulmada zorlanırlar
- Saldırgan ve isyankâr olabilirler
- İnsanların haklarına saygı göstermezler



MÜKEMMELİYETÇİ ANNE BABA TUTUMLARI


Mükemmeliyetçi anne babalar çocuklarından her şeyin en iyisini bekler. Kendi gerçekleştiremedikleri şeyleri çocuklarının gerçekleştirmesini beklerler. Çocuklarından yüksek başarı beklerler. Ayrıca çok iyi resim yapmalı, şarkı söylemeli, iyi konuşmalı lider olmalı, iyi yüzmeli koşmalı, herkesin parmakla göstereceği örnek davranışlar sergileyen bir çocuk olmalıdır.Bu tutumda olan anne babalar çocuklarını oldukları gibi kabul etmezler, her alanda çocuklarının kapasitelerini zorlarlar. Çocuklarının eksik olan kısımlarını özel derslerle telafi etmeye çalışırlar. Çocuğun kaldıramayacağı yükler yüklenir. Çocuğun yanlış yapmaya hakkı yoktur. Anne babaların kuralları ve kalıpları vardır, çocuklar bu kurallara uymak zorundadır. Mükemmeliyetçi anne babalar çocuklarından aşırı şekilde toplum kurallarına uymasını beklerler. Çocuklar tıpkı bir büyük gibi yetiştirilir. Çocuğun arkadaşlarını bile aile seçer.Çocuk anne babanın koyduğu kurallara uymadığı zaman çocuğa verilen cezalar katı ve sert olmaktadır. Önce duygusal sömürü ‘senin için saçımı süpürge ettim, hayırsız evlat, ölürsem hakkımı helal etmeyeceğim’ gibi. Eğer bunlar işe yaramazsa fiziksel şiddet uygulanmaktadır. Ve bütün bunlar ‘çocuğumun iyiliği için’ mantığından yola çıkılarak yapılmaktadır.Mükemmeliyetçi anne babalar çocuklarından aşırı titizlik ve temizlik beklerler. Çocuğun azıcık üzerini kirletmesi bile olay olur. Çocuk sürekli ailenin istediği kalıba uymak zorundadır.

Mükemmeliyetçi ailelerde yetişen çocukların özellikleri


- Aşırı titiz ya da tam tersi dağınık çocuklardır
- Kendilerine güvenleri yoktur
- Başarısızlığı uğradıklarında kolayca hayal kırıklığı yaşarlar
- Yanlış yapmaktan korkarlar
- Okuldaki sıraları hep derli toplu, ders aralarında ödev yapan, grup çalışmasıGerektiğinde şikâyet eden, bir işi tam yapmak için günler öncesinden çalışmaya başlayan çocuklardır



GÜVEN VERİCİ, DESTEKLEYİCİ AİLE TUTUMLARI


Güven verici, aile tutumunda çocuklara karşı hoşgörü ve destekleme vardır. Anne baba çocuğunu olduğu gibi kabul edip destekler. Çocuklarına karşı sevgi doludurlar.Çocuğun ilgilerini, yeteneklerini göz önünde tutarak, yeteneklerini gerçekleştirebileceği ortamlar hazırlarlar.Anne baba birbirlerine ve çocuğa olan duygularında açık davranır. Aile içinde güven ve şeffaflık vardır. Problemlerle nasıl baş edebileceğini birlikte araştıran, huzurlu bir aile ortamı vardır.Anne babalar çocuklarına karşı hoşgörülüdürler, onları desteklerler, çocuklarıyla ilgili kararlar alırken seçenekler sunarlar, çocuğun seçtiği davranıştan ders almasına izin verirler.

Aile ortamı çocuğa kendini anlatma özgürlüğü veriyorsa çocuk sağlıklı biçimde gelişir aileyi ilgilendiren kararlar alınırken çocuğun fikri sorulur. Çocuğun fikirleri ne kadar mantıksız ve basit olursa olsun mutlaka saygıyla dinlenir, çocuk susmaya değil konuşmaya teşvik edilir.Böyle bir ailede evde ve toplumdaki kuralların sınırları bellidir. Çocuk neyi nerede yapacağını veya yapmayacağını bilir. Evde uygulanacak kuralları çocuklarıyla birlikte belirlerler ve bu kurallara herkes uyar. Anne ve baba çocuğa davranışlarıyla iyi bir modeldir. Çocuklarından görmek istemedikleri davranışı kendileri de yapmak istemezler. Çocuk belirli sınırlar içinde özgürdür. Çocuğa şiddet ve duygusal yaptırım gücü yerine, anlatarak ikna etmeye çalışırlar.
Eğer aile ortamı çocuğa kendi benliğini, kimliğini duygu ve düşüncelerini anlatma özgürlüğü veriyorsa çocuk sağlıklı biçimde olgunlaşır.

Güven verici, destekleyici ailelerde yetişen çocukların özellikleri


- Sosyalleşmiş, işbirliğine giren çocuklardır
- Arkadaş canlısı ve duygusaldırlar
- Sosyal açıdan dengeli ve mutlu bireylerdir
- Özgüvenleri yüksektir, sorumluluk sahibidirler
- Kendine ve başkalarına güvenir
- Yaratıcı ve bağımsızdır
- Kurallara ve otoriteye saygı duyar


AİLELERE ÖNERİLER


- Çocuklarınıza sözlerinizle değil davranışlarınızla örnek olun; çoğu zaman anne babalar çocuklarına öğüt verirler: şöyle yapmalısın, bu işin doğrusu bu, böyle davranmanı istemiyorum. Çocuk sözlerle anlatılanlardan çok davranışlarınızla vereceğiniz mesajları almaya açıktır.

- Kendi çözümlerini kendisinin bulacağı dinleme metoduyla onu dinleyin; yorum yapmanız gereken bir şey anlattığınızda ‘hım, anlıyorum, evet, sonra ‘ gibi devam sağlayacak sözcüklerle çocuğu sonuna kadar dinlemeniz gerekiyor çünkü amacımız çocuğun gömesi gereken noktaya kendiliğinden gelmesi.

- Çocuklarınızla sen dili ile değil ben dili ile konuşunun; örneğin; sen tembelsin, çalışmıyorsun, sorumsuzsun (sen dili) yerine, çalışmadığın zaman ben üzülüyorum, çünkü hak etmediğin halde kötü not almış oluyorsun (ben dili) kullanılmalıü Çocuğunuzun olumlu yönlerini ve başarılarını ön plana çıkarınü Çocuklarınızı kardeşleriyle ve arkadaşlarıyla kıyaslamayın. Kıyaslamak reddetmektir.

- Başkalarının yanında çocuğunuzun daima olumlu özelliklerini anlatın. Bizimki çok tembel, oğlum-kızım çok yaramaz, bizi hiç dinlemiyor teyzesi vb ifadelerle çocuğun olumsuz özelliğini yoğunlaştırmış ve kendimizi de kötü hissetmiş oluyoruz.

- Çocuğunuzun babasını-annesini kötülemesine, eleştirmesine ya da onların hakkında olumsuz konuşmasına izin vermeyin ve asla sana katılıyorum, çok haklısın, baban hep böyledir vb. demeyin onun yerine babanın yorgun olabileceği, başka şeye canının sıkıldığını aslında onun böyle bir kişi olmadığını vurgulayın.

- Çocuğunuzun aldığı sonuçları değil çalışmasını ve gayretini ödüllendirin; biz onları iyi sonuçlar alırlarsa ödüllendiririz, gayretleri, çalışkanlıkları sonuca yansımıyorsa göz ardı ederiz hatta ödül şöyle dursun kızarız bile. Unutmayın çocuğunuz her şeyi başarmak zorunda değil.

- Çocuğunuzun akıllı, iyi niyetli, güzel olduğunu dile getirin.

- Çocuğunuzu koşulsuz sevin; başarılı olursan seni severim, istediğim gibi olursan seni severim vb ifadelerden kaçının. Çocuklarınızı koşulsuz severseniz, onlara da hem kendilerini hem de insanları koşulsuz sevmeyi öğretirsiniz.

Çalışmaya nereden başlayacağımızı bilemiyoruz. 
Çok fazla birikmiş ödev, ders ve testler, ders yükü altında ezilme duygusu yaşıyoruz. 
Öncelikleri belirlenmemiş bir yaşam tarzımız var, programsız çalışıyoruz 
Masa başında oturamıyoruz. 
Sürekli başka şeylerle oyalanma isteği duyuyoruz. 

Çabuk sıkılıyor, BİRAZ SONRA diyerek çalışmayı erteliyoruz. 
Çalışmaya uygun olmayan ortamlarda ve zamanlarda ders çalışmaya oturuyoruz.
Çalışma isteğimiz düşük. 
Kendimizi yorgun hissediyoruz.
Sosyal etkinlikler ve sosyal ilişkiler yaşamımızda birinci sırayı alıyor.
Derslere ve konulara ilgimiz yok.
Niçin çalıştığımızı bilmiyoruz ya da unutuyoruz.
Kendi gücümüze, içimizdeki cevhere inanmıyoruz. 
Kendimizi yeteneksiz olarak görüyoruz. 
Ne yaparsam yapayım boşuna duygusu yaşıyoruz.
Derslere ve konulara karşı önyargılı davranıyoruz. 
Dikkati toplayamama, çalışırken başka şeyler düşünme sorunu yaşıyor, çalışırken dalıp dalıp gidiyoruz. 
Kararsızlık içindeyiz. 
Birileri bizi kontrol etsin istiyoruz. 
Duygularımızı kontrol edemiyoruz. 
Sorumluluk almak istemiyoruz. 
Sebatsızlık gösteriyoruz, aynı anda birçok şeyle ilgilenmeye çalışıyoruz, ilgilerimiz dağınık. 
Başarılı olamayınca sorumluluk almak istemiyoruz. 
Sorular zordu, öğretmen iyi anlatamıyor. 
Sınavlar üst üste geldi... 

SINAVLARDA BAŞARILI OLAN ÖĞRENCİLER  


Stres altında kalsa bile duygularını kontrol edebilir, paniğe kapılmaz, dengeli davranabilir. 
İç motivasyonu yüksek, başarı eğilimlidir, başaracağına inanır. 
İnsan ilişkilerinde dışa dönüktür, sosyal hayatında iyimser ve enerjiktir; duygularını paylaşmaktan hoşlanır. 
Özgüveni yüksektir, olumsuz durumlarla nasıl başa çıkacağını bilir, çevresine karşı duyarlıdır. 
Düzenli ve planlıdır. 
Değişime açıktır, yeni durumlara kolay uyum sağlar. 
Öğrenmeyi önemser ve kendini sürekli olarak geliştirmek isterler.      
Zamanı planlı kullanarak: Neyi, ne zaman ve ne kadar çalışacaklarını planlayarak, ihtiyaçlara göre çalışma zamanı ayarlayarak. 
Çalışma sırasında her şeye HAYIR diyerek, keyif saatleriyle çalışma saatlerini ayırarak. 
Çalışmaya duygusal açıdan hazır olarak. 
Uygun ortam ve uygun saatte çalışarak. 
Açık ve net hedefler belirleyerek. 
Programı uygulama konusunda inatçı davranarak. 
Zorluklar karşısında kolay pes etmeyerek. 
Kendilerine, kendi güçlerine güvenerek. 
Derslere önyargılı davranmayarak. 
Ara sınav sonuçlarını gerçekçi biçimde değerlendirerek.  

DUYGULARINIZI ve DÜŞÜNCELERİNİZİ DEĞİŞTİRİN DAVRANIŞLARINIZ DEĞİŞİR.  


Başarma süreci, kazanmak veya bir numara olmakla ilgili değil; bir yarışı iyi koşmak ve yapabileceğinin en iyisini yapmakla ilgilidir.         

SEVGİLİ ANNE BABALAR ÇOCUĞUNUZUN SINAVLARDAKİ BAŞARISI İÇİN AŞAĞIDAKİ HUSUSLARA ÖNEM VERİNİZ: 


· Çocuğunuzun yaşamındaki en etkili çevre aile çevresidir. Çocuk yaşamında en etkili örnekleri ailesinden alır. Anne-baba olarak tüm davranışlarınızla çocuklarınıza örnek olunuz.  
· Çocuğunuzu iyi tanıyınız. Ondan yapamayacağı şeyleri istemeyiniz. Ve yeteneklerinin ötesinde başarı göstermeye zorlamayınız.   
· Çocuğun tüm arzularının yerine getirilmesi ona her istediği şeyi yapabileceği, elde edilebileceği kanısının verilmesi veya tam tersi isteklerinin çok sınırlandırılması, hiç yerine getirilmemesi çeşitli uyumsuz davranışlar geliştirmesine neden olacaktır. Çocuğunuzun istekleri karşısında tutarlı ve dengeli olunuz.  
· Çocuğunuza yeteri kadar harçlık veriniz. Harçlığını mümkünse aylık veya haftalık olarak toptan veriniz. Böylelikle kendisini yönetmesini öğrenecek ve sorumluluk kazanacaktır.   
· Çocuklarınızı başka çocuklarla veya kardeşleri ile mukayese etmeyiniz. Her insanın sahip olduğu nitelikler farklıdır. Onları olduğu gibi kabul ediniz.  
· Çocuklarınızla iyi notların yanında zayıf not almasının da olabileceğini bu durumu çalışmakla düzeltebileceğini telkin ediniz.  
· Çocuğunuzun dershane yaşantısı ile ilgileniniz. Anlattıklarını dinleyip, onun dershane dışındaki arkadaşlarını tanımaya çalışınız.  
· Çocuğunuzu sık sık eleştirmeyiniz. Hele bunu başkalarının yanında asla yapmayınız. Onun özgüvenini zedelemeyiniz. 
· Beğendiğiniz takdir ettiğiniz taraflarını söyleyiniz. Onun kendine güven duymasını sağlayınız. Çocuklarınız arasında ayrım yapmayınız. Çocukları kıskandırmayınız. Hepsine sevgi ve ilgi gösteriniz.  
· Çocuğunuzun evde ders çalışmasını kontrol ediniz. Ancak sürekli  “dersine çalış” ikazı olumsuz etki yapmaktadır. Ona güvendiğinizi belli ederek uyarınız.   
· Çocuklar önünde yapılan tartışmalar, kavgalar onları mutsuz, güvensiz ve endişeli olmalarına neden olur. Sorunlarınızı yanında konuşmayınız, münakaşa etmeyiniz. Çocuğunuzun yanında ona uygulanan eğitimin tartışmasını yapmayınız. Okul ve öğretmenler ile ilgili görüşlerinizi çocuğun yanında açığa vurmayınız.   
· Çocuğunuzun çalışma programına uymasına yardımcı olunuz. Planlı çalışma üzerinde durunuz.

    twitter facebook