Motivasyon ve Kendini Geliştirme Rehberi

BAŞARILI OLMAYI ÖĞRENIN

Başarı, birey için anlamlı olan amaçların, yapılmış olan günlük programlarla adım adım gerçekleşmesidir. Kişisel amaçlar belirlenmeden başarılı olmak mümkün değildir; bir amacı olan insanlar toplumda belli yerlere gelebilirler.

Çoğumuz başarısız olduğumuzda hedeflerimizden vazgeçme eğiliminde oluruz. Vazgeçme eğilimini taşımaya başladığımızda davranışlarımız tereddütlerle dolar. Kendine güven ve başarı inancı kaybolup gider. Oysaki başarısızlık bir son değil, belki de başarının başlangıcıdır.

Yürümeye yeni başladığınız anları düşünün. Ayaklarınızın üzerinde durmaya çalışırsınız ancak düşersiniz. Bir daha dener, bir adım daha atarsınız ancak gene düşersiniz. Yine denersiniz. Birkaç adım daha atar ve yine kendinizi yerde bulursunuz. Bu böylece devam eder, ta ki düşmeden yürümeyi başarıncaya dek. Ilk adımı attığımızda düştüğümüz zaman yürümekten vazgeçseydik önce yürümeyi, sonra koşmayı öğrenebilir miydik? Önemli olan yere düşmememiz değil, tekrar ayağa kalkıp inançla  hedefimize yönelmemizdir.


Başarı bir yolculuktur. Başarısızlık bu yolcuğun ilk adımıdır. Bu nedenle başarısızlığa korkuyla ve bir son gözüyle bakmamalıyız. Başarısızlığı bize yeni yollar gösteren bir öğretmen gibi görmeliyiz. Edison'un yaptığı gibi, yüzlerce hatta binlerce deneyden sonra bir kez daha başarısız olunca: “Ampulün bulunmadığı bir yol daha keşfettim.” diyebilmeliyiz. Bu son olsun deseydi ampulü bulan kişi o olmayacaktı.

Doğru yapma hakkımız olduğu kadar yanlış yapma hakkımız da vardır. Yaptığımız yanlışlar ve başarısızlıklar birer deneyimdir. Her başarı, irili ufaklı tecrübeler yumağından oluşur. Başarının çok azına yanlış yapılmadan ulaşılmıştır. Başarısızlıklar acı olabilir ama sonuçlarını tatlıya bağlamak bizim elimizdedir.

Başarısızlıklarınızdan korkmayın. Başarısızlıklarınızı değerlendirin ve eyleme geçin. Korkunun panzehiri, eylemdir. Endişe ise en iyi arkadaşıdır. Sizi hareketsiz bırakmak için iyi bir ortaklık kurabilirler.

Kendinize güven alıştırmaları yapın ve korkularınızı yenin. Bunun için oturuşunuz, yürüyüşünüz, konuşmanız, ses tonunuz, davranışlarınız ve daha sayabileceğimiz her şey “Kendime güveniyorum.” desin. Başarısızlığı son olarak görmek, korkunuzu artırır ve hareketinizi kısıtlar.


Başarısızlıklarınızdan sonra kendinize mutlaka aşağıdaki soruları sorun:

  • Ulaşmak istediğim neydi? Ne oldu, nereye geldim?
  • Ters giden neydi? Başarısızlığa yol açan uygulamalarım nelerdir?
  • Eksiklerim var mıydı? Varsa neler? 
  • Bu başarısızlıkla ilgili nasıl bir olumlu bakış açısı geliştirebilirim?
  • Başarısızlığımı nasıl kullanabilir ve tecrübe haline getirebilirim?
  • Başa dönebilseydim neleri yapmazdım? Neden?
  • Başa dönebilseydim neleri yapardım? Neden?
  • Bir daha ki sefere neleri yapmamalıyım? Neden? 
  • Bir daha ki sefere neleri yapmalıyım? Neden?


Başarılı İnsanın Özellikleri Nelerdir? 

Kendini tanır.
Başarılı olan insanlar, becerilerinin, ilgilerinin ve sınırlarının farkında olan insanlardır. İlgi duymadıkları bir alana yönelme yerine, kendilerini yeterli buldukları alanlara  yönelirler.

Değerlendirme yapar.
Bu kimseler güçlerinin, niteliklerinin ve yeteneklerinin sınırlarını bilen ve sahip oldukları imkanlardan haberdar olan kimselerdir.


Zamanı iyi kullanır.
Bazen çok hızlı geçtiğinden yakınılan zaman çok çabuk değil, sabit hızla geçer. Insanlara eşit olarak verilen tek şey zamandır. Başarılı insanlar zamanlarını amaçları doğrultusunda planlı ve programlı kullanan insanlardır.

Amacını belirler.
Amaç, belirli bir zaman dilimi içerisinde ulaşılması gereken noktadır. Amacın açık ve kesin olması gerekir. Amacın bölümlere ayrılması ve amaca ulaşmak için ne kadar yol kat edildiği gözlenmelidir.

Dinlemesini bilir ve gözlem yapar.
Etkili konuşmanın yanında, dinlemek ve müdahale etmeden gözlemek kişiye birçok durumda avantajlar sağlar. Dinlemek ve gözlemek sorulabilecek birçok sorunun cevabının kendiliğinden ortaya çıkmasına yardımcı olduğu gibi, olayların doğal akışının bozulmamasına ve böylece edinilecek bilginin gerçeğe daha yakın olmasına imkan verir.

Gerektiğinde susar.
Susmak; dinleme ve gözleme özelliği ile birbirine benzemekle birlikte aynı anlamda değildir. Kişinin konuşmaması gereken yerlerde konuşarak daha sonra bedel ödememesi için susması önemli avantajlar kazandırmaktadır.

Yardım almayı ihmal etmez.
Başarılı insanların bir diğer özellikleri ise gereken yer, durum ve zamanlarda yardım istemeyi bilmeleridir. Çok basit olduğu halde yardım istemeye cesaret etmek, bunun yerini ve zamanını ayarlamak ve yardımı doğru kişiden istemek bir niteliktir.

Başarılı İnsan Başarısız İnsan
Başarılı insan daima çözümün bir parçasıdır. Başarısız insan daima sorunun bir parçasıdır.
Başarılı insanın her zaman bir programı vardır. Başarısız insanın her zaman bir mazereti vardır.
Başarılı insan ‘işine yardım edeyim’ der. Başarısız insan ‘bu benim işim değil’ der.
Başarılı insan her soruna bir çözüm bulur. Başarısız insan her çözümde bir sorun görür.
Başarılı insan en olumsuz durumda bile çıkış noktası görür. Başarısız insan en olumlu durumda bile engeller bulur.
Başarılı insan ‘zor olabilir ama imkânsız değil’ der. Başarısız insan ‘mümkün olabilir ama çok zor’ der.

Başarılı Olmak İstiyorsan...
 
  • Heyecan ile ilgili problemlerini, aşırı bir hâl almayacak şekilde düzene koymalısın veya problemlerini incelerken yardım istemelisin.
 
  • Başarısızlığın önemli bir nedeni de dikkatin sık dağılması ve çalışmaların olmadık zamanda kesilmesidir. Verimini artırmada samimi isen dikkatini dağıtıcı, çalışmayı bölücü engellerden uzak kalmaya özen göster, sakin bir çalışma yeri düzenle, dikkat dağıtıcı uyarıcıları ortadan kaldır.
 
  • Zamanını planlamasını öğrenmelisin. Gerçekçi bir biçimde ama belli bir oranda esnek bir “günlük çalışma programı” yapmalısın.
 
  • Her gün aynı dersi aynı saat ve aynı yerde çalışırsan başarılı olman kolaylaşır.
 
  • Çalışmaya oturunca gereksiz ayrıntılarla oyalanmadan, hemen çalışmaya başlaman işini kolaylaştırır.
 
  • Çalışmaya başladığın zaman gerekli araç ve gereçler elinin altında olmalıdır. Yanında bir not defteri bulundurmayı alışkanlık hâline getirmelisin.
 
  • Doğru kaynağı doğru yöntemlerle okumak başarının ön şartlarındandır. Bu nedenle çalışacağın konuya uygun okuma yöntemi geliştir.
 
  • Dudaklarınla değil gözlerinle ve zihninle oku. Hece hece, kelime kelime değil, cümle cümle okumalısın. Okuduğunu düşünüp, organize edersen öğrendiklerin senin için anlamlı olur.
 
  • Gerek okurken, gerek ders dinlerken sistematik şema şeklinde kısa notlar almalısın. Öğretmenin ağzından çıkan her şeyi yazmaya çalışma. Bu başarısız öğrencilere ait bir uygulama ve yaklaşımdır.
 
  • Düşünceleri kendi anladığın şekilde not etmelisin. Eğer bazı açıklamalar aklına gelmişse, onları da kaydederek not almalısın. Okuduğunu, dinlediğini sadece sözcükler hâlinde not etmekle yetinme, bunun için kendine has şekil ve şemalar geliştir.
  •  
  • Çalışmanın verimli olabilmesi ve sürdürülebilmesi açısından kendine özgü yöntem ve teknikler geliştirmelisin. Her konu için farklı bir teknik kullanabileceğin gibi aynı konu için farklı teknikleri bir arada da kullanabilirsin. Okuma, anlatma, not çıkarma, uygulama, tartışma, test çözme, test sorusu hazırlama gibi farklı çalışma türleri aktif çalışmanı sağlar. Okuduklarınızı bir tartışmacı gibi okuyun. Tartışın, onaylayın ya da onaylamayın; ama bir fikriniz olsun. Okuduğunuz ne olursa olsun kendinizle bir bağlantısını bulmalısınız. Okuduğunuza, çalıştığınıza bütün beyin gücünüzle saldırın.
 
  • Sözlük, ansiklopedi, bibliyografi ve benzeri gibi, kitaplıktaki yol kısaltıcı araçlardan yararlanmalısın.
 
  • Bir konu üzerindeki notlarını bir araya koyup sakla. Arandığı zaman bulunamayan notların, sana hiç bir yararı yoktur.

DÜNDEN HIZLI MISINIZ?
 
Her sabah bir ceylan uyanır Afrika'da. Kafasında bir tek düşünce vardır. En hızlı koşan aslandan daha hızlı koşabilmek. Yoksa aslana yem olur.
 
Her sabah bir aslan uyanır Afrika'da. Kafasında bir tek düşünce vardır. En yavaş koşan ceylandan daha hızlı koşabilmek, yoksa açlıktan ölecektir. Ister aslan olun, ister ceylan olun hiç önemi yok. Yeter ki güneş doğduğunda koşuyor olmanız gerektiğini, hem de bir önceki günden daha hızlı koşuyor olmanız gerektiğini bilin.
 
Yaşam adlı koşuyu ne kadar güzel anlatmış Afrika atasözü. Bir önceki günden daha hızlı koşmak gerekmektedir. Çünkü eğer aslansanız ve en yavaş koşan ceylanı bir önceki gün yakalamışsanız ve bugün bir ceylan yakalamak niyetindeyseniz, artık bilmelisiniz ki en yavaş ceylan sizden daha hızlıdır. O hâlde düne göre hızınızı artırmanız gerekmektedir. Yok, eğer ceylansanız ve henüz aslana yem olmamışsanız, hızınızı düne göre mutlaka artırmalısınız. Çünkü sıra size gelmiş olabilir.
 
Yani...
 
Hayat koşusunda, devam edebilmenin tek şartı var... Dünden daha hızlı olabilmek... Ondan, şundan, bundan değil “Dünden” hızlı mısınız?

BAŞARIYA ULAŞMANIN ADIMLARINI ATIN
 
KENDİME SÖZ VERIYORUM!
 
Aklımın dinginliğini hiçbir şeyin bozmasına izin vermeyecek kadar güçlü olmaya...
Karşılaştığım herkesle sağlık, mutluluk ve başarıdan söz etmeye... Tüm arkadaşlarımın kendilerini değerli hissetmelerini sağlamaya...
Her şeyin aydınlık yüzüne bakmaya ve iyimserliğimin gerçeğe dönüşmesine çabalamaya... Yalnız en iyiyi düşünmeye, yalnız en iyi için çalışmaya ve en iyiyi beklemeye...
Başkalarının başarısından kendiminki kadar coşku duymaya...
 
Geçmişin yanlışlarını unutmaya ve gelecekte daha büyük başarılara ulaşmak için var gücümle çalışmaya... Her zaman neşeli bir yüz ifadesine sahip olup, selamladığım her canlı varlığa gülümsemeye...
Kendimi geliştirmeye, başkalarını eleştirmemeye...
 
Kaygılanmayacak kadar yüreğim geniş, kızgınlığa kapılmayacak kadar yüce, bozguna uğramayacak kadar güçlü ve üzüntüye kapılmayacak kadar mutlu olmaya SÖZ VERIYORUM...
 

I.ADIM: İŞLER İYİ GİTMİYORSA KENDİNİZİ DEĞİŞTİRİN

Ulaştığınız sonuçlardan memnun değilseniz yaşadığınız sürece göz atmalısınız. Süreç içinde yaptıklarınızda herhangi bir değişiklik yapmazsanız aynı sonuçlarla karşılaşmanız gayet olağandır. Eğer yaptıklarınızı değiştirmezseniz, elde edecekleriniz de değişmez! Her gün hedefinize yönelik yapacağınız küçük değişiklikler sizi başarıya daha çok yaklaştırabilir. Evet, yapmanız gereken aslında bu kadar kolay. Başlangıçta hedeften küçük bir sapma gösteren bir ok düşünün. Ok, hedef yönüne doğru ilerledikçe başlangıçtaki sapma açısı giderek büyür ve hedeften daha da uzaklaşır. Bu süreci olumluya çevirmenin yolu küçük adımlarla tekrar hedefe yönelmektir.

Sakın ha, sadece yanlış yaptığınız ya da iyi yapamadığınız sorulara / konulara / davranışlara odaklanmaya çalışmayın. Öncelikle iyi yaptığınız şeyleri belirlemekle işe koyulun. Hatta bir adım öteye giderek iyi öğrendiğiniz konuların, başarılı olduğunuz derslerin ya da sınavların listesini çıkarabilirsiniz.

Bu yaklaşım, yolunuzdaki engelleri yıkmanız ve sizin tekrar hedefinize kilitlenmeniz için gerekli olan güveni, saygıyı ve enerjiyi sağlayacaktır. “Başarısızlık” kelimesi ile ilgili ön yargılarınızı yıkmanın zamanı çoktan geçmedi mi? Başarısızlığı neyi öğrenemediğinizi görmenin bir sonucu olarak değerlendirmelisiniz. Bu, istemediğiniz sonucu istediğiniz sonuca dönüştürmek sizin elinizde.

Bu nedenle yaşadığınız başarısızlıkları görmezden gelerek, onları inkar ederek ya da onlardan kaçarak başarıya ulaşacağınızı mı sanıyorsunuz? Bunun yerine yaşadıklarınızdan ders çıkarmanın yollarını aramalısınız. Iyi olan şeyleri ya da başarılarınızı not almanız size başarısızlıktan kurtarmak için uzanan bir yardım elidir. Siz sadece uzanan eli tutun ve kendinizi başarısızlıktan kurtarmak için var gücünüzle bu ele sımsıkı sarılın. Arzuladığınız başarıya ve hedefe ulaşmak için kararlı olun ve bunu yapabileceğinize  inanın.  Gerisi  zamanla  olacak  şeyler.


II. ADIM: ZİHNİNİZİ POZİTİF ENERJİ İLE DOLDURUN

Kendinizi iyi hissetmeniz zihninizde de iyi düşüncelerin yer edinmesini sağlar. Ders çalışırken yorulduğunuzda, üniversiteye hazırlıkta ümidinizi kaybetmeye başladığınız anlarda kendinizi iyi hissetmek için bir şeyler yapmalısınız. Kendinizi iyi hissetmeniz için şunları yapabilirsiniz;

Sizi mutlu edecek, hoş, temiz ve güzel bir ortamda vakit geçirin.
Eşlik edeceğiniz bir müzik parçasıyla yürüyüş yapın.
Bulunduğunuz yerden kalkarak bütün kaslarınızı hissedecek şekilde gerinin.
Oturduğunuz yerden kalkarak enerjik bir zıplayış sergileyin.
Balkona çıkın ya da pencereden dışarı bakarak derin nefes alın.
Nerede olduğunuzu, ne yaptığınızı, nereye ulaşacağınızı düşünün.
Birkaç saatinizi kendinize ayırın. Bu süre zarfında sizi en çok mutlu edecek şeyleri yapmaya çalışın.

III. ADIM: ÖNCELİKLERİNİZİ GÖZDEN GEÇİRİN

“Başarı Çarkı” bazı önceliklerinizi sıraya koymanızı ve yaşantınıza daha yakından bakmanızı sağlayacaktır.        
Çarkın en ortadaki alanına hayatınızda sizin için en önemli şeyi yazın. Bu sizin hedefiniz olabilir. Ortadaki daireye hedefinizi, diğerlerine ise ona ulaşmak için sırasıyla yapmanız / başarmanız gereken alanları yazabilirsiniz. 

Örneğin birinci daireye Bilgisayar Mühendisi olmak, ikinci daireye üniversite sınavını kazanmak, üçüncü daireye düzenli ders çalışmak, dördüncü daireye ise günlük yapılması gerekenleri yazabilirsiniz.
                                
Birinci daireye ne yazdıysanız, ondan sonraki daireye yazdıklarınız ona ulaşmanızı sağlamalıdır. 
Eğer sonraki daireler ilk daireye ulaşmanızı sağlamıyorsa önceliklerinizi gözden geçirmeniz gerekir. Kendinizi kaleci gibi düşünebilirsiniz. Size doğru gelen bir topun yönünü ve hızını iyi kestirebilirseniz topun yönünde ve hızında değişme olmadığı sürece topu tutabilirsiniz. Ancak top bir yere çarptığında hızındaki ve  yönündeki değişme sizi yanıltabilir ve hızı düşmüş bir topu kalenizde gol olarak görebilirsiniz. Bu nedenle hayat  yolculuğunda hedefinize adım adım yürürken yönünüzdeki küçük sapmalar önce hızınızı keser daha sonra ise sizi hedefinizden alıkoyan engellere dönüşmeye başlar.    


IV. ADIM: HAYAL KURUN, AMA HAYALPEREST OLMAYIN            

Hayal dünyanızın sınırlarını zorlamalısınız. Hayalini görmediğiniz hiçbir şeyi başaramazsınız. Durumunuz ne olursa olsun hayal kurmaktan ve hayallerinizden vazgeçmeyin. Hayalleriniz en karanlık anlarınızda sizi aydınlatacak ve size kılavuzluk edecek deniz feneri görevini yürütecektir.
 
Yatmadan önce hayallerinizi bir kez daha gözden geçirin. Ona ulaşmak için neler yaptığınızı ve neler yapmanız gerektiğini hatırlayın. Hayallerinize ulaşmanın mutluluğunu hissetmeyi deneyin. Ona dokunduğunuzu, ona sahip olduğunuzu, ona ulaştığınızı düşünün. Bu size enerji ve ümit verecektir.

 
Örneğin, bir kağıdı aşağıdaki gibi bölerek hayallerinizi şekillendirip kendinizi gözden geçirebilirsiniz.

V. ADIM: ÖNEMLİ OLAN NE?    

Birden çok hayaliniz, birden çok yapmak istediğiniz şeyler olabilir. Daha çok şeye sahip olmak isteyebilirsiniz. Bunlardan hangisi sizin için daha önemli? Bunlardan hangisine ulaşmak sizi daha çok mutlu eder?
Bir önceki adımda listelediğiniz hayallerinize puan vermeyi deneyin. En çok sahip olmak istediğinize en yüksek puanı verebilirsiniz. Hayallerinizi en çok puandan en az puana göre sıralayarak “Başarı Çarkı” na yerleştirebilirsiniz. Birinci isteğinizin gerçekleşmesinin başarı çarkının hangi bölümlerini etkileyeceğini / iyileştireceğini kendinize sormalısınız. En önemli hayalinize ulaşmak için diğer hayallerinizin işinizi kolaylaştırıp kolaylaştırmayacağına dikkat edin. Başarılı olmak istiyorsanız gücünüzü ve çabanızı en yüksek puan alan hayalinize toplamalısınız. Bu yapılanları hedefinize ulaşmak için yaşamınızı kontrol altına alma çalışmaları olarak değerlendirmelisiniz. Bunları yaptıktan sonra üzerinde çalışacağınız bir alan oluşturun. Şimdi sıra “Akıllı Bir Hedef” oluşturmakta.

VI. ADIM: AKILLI HEDEF BELİRLEYİN    

Akıllı hedef; ölçülebilir, başarılabilir, gerçekçi ve somut özellikler taşıyan özel hedefi ifade eder.
 

Ölçülebilir Hedef: Deneme sınavlarında “yüksek puan alacağım.” yerine “470 puan alacağım.” demek ölçülebilir hedef koymaktır. Hedefe yönelik yaşadığımız değişimleri ölçebilmemiz, doğru yolda olup olmadığımızı anlamak için önemlidir. Eğer yaptıklarımız bizi hedefimize yaklaştırmıyorsa bir durum değişikliği yapmamız gerektiğini ortaya koyar. Ölçülebilir hedef, başarma zevkini tatmamızı sağlar. Kendimize “Hedefime yaklaştığımı nasıl anlayacağım?” sorusunun cevabını verebilmek için hedefi ölçülebilir hale getirmek gerekir.

Başarılabilir Hedef: Kişinin yeteneklerine, ilgilerine ve kişisel özelliklerine uygun hedef belirlemesi başarılabilir bir hedef seçmesiyle mümkündür. Çünkü böyle bir hedef kişiyi motive eder. Sizin için en önemli olan hedefi tanımladığınızda, onu başarabileceğinize inandığınızda onu gerçekleştirmenin yollarını aramaya başlarsınız. Aynı zamanda ona ulaşmak için gerekli olanları yapmaya çalışırsınız. Sizi hedefinize ulaştıracak fırsatları fark edersiniz. Sahip olduklarınızı ona ulaşmak için kullanmayı düşünmeye başlarsınız. Akıllıca seçilmiş bir hedef adımlarınızı rasyonel bir şekilde atmanızı sağlayacaktır. Sizi zorlayan, hedeften uzaklaştıran birçok unsuru hedefinize doğru yol almak için kullanmaya başlarsınız. Daha önceden gerçekleşmesi oldukça güç olan hedefinize yaklaşmaya başlayacaksınız ve onun daha çok ulaşılabilir olduğunu göreceksiniz. Bu hedefleriniz küçüldüğü için değil, siz onları gerçekleştirebilecek bir duruma geldiğiniz için olur. Bu, sizin hedefe yaklaştığınızı ve doğru yolda olduğunuzu gösterir. 

Gerçekçi Hedef: Üniversite sınavına başvurmayan bir kişinin üniversite okumayı hedeflemesi  gerçekçi değildir. Hedefinizin gerçekçi olduğunun en önemli göstergesi sizin onu istemeniz ve onun için çaba harcamanızdır. Hedefinizin yüksek olması gerçekçi olmadığı anlamına gelmez. Siz yeter ki hedefinizi net ve kararlı bir şekilde ortaya koyun. Ve var gücünüzle ona ulaşmak için çabalayın. Bazen ulaşılmaz denilen birçok hedefin aslında ne kadar kolay ulaşıldığını görecek ve kendinize inanamayacaksınız. Hayat sürprizlerle doludur. Bazen hedefinize duyduğunuz inanç, sizin olmasını hayal etmediğiniz birçok şeyin gerçekleşerek hedefinize ulaşmanızı sağladığını gösterecek.

Somut Hedef: Üniversite okuyacağım yerine “Boğaziçi Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünü kazanacağım.” şeklinde hedefi tayin etmek hedefin somut hâle gelmesini sağlar. Hedefinizi zihninizde canlandırarak, onun resmini çizerek somut hale getirebilirsiniz. Ona ulaştığınızda çok sevdiğiniz birinin sizi kutladığını düşünmeniz, kazandığınız zaferin mutluluğunu yaşadığınızı hayal etmeniz hedefinize olan inancınızı kuvvetlendirir.
 

Özel Hedef: Özel bir hedefin gerçekleşme olasılığı genel bir hedefin gerçekleşme olasılığından oldukça yüksektir. Çünkü özel hedef netliği, genel hedef ise kararsızlığı, matlığı ifade eder. Hedefinizin özel olması için şu soruları kendinize yöneltin:


Neyi başarmak istiyorum?
Ne olmak istiyorum?
Neler yapmak istiyorum?
Nasıl yapabilirim?
Ne zaman yapmalıyım?
Nerede yapmalıyım?



VII. ADIM: HEDEFİNİZE MEYDAN OKUYUN    

Cesaretinizi hedefinizin uzaklığına ve büyüklüğüne bakarak toplayamazsınız. Kendi gücünüze ve yaptıklarınıza odaklanmanız cesaretinizi artırır. Korkakların ulaştığı sonuç kaçmaktan başka bir şey değildir. Zafer kazananlar ise daima meydan okuyanlar arasından çıkar. Akıllıca yapılan bir meydan okuma etkili bir sonuç için şarttır. Yerinde ve zamanında yapılan güç gösterisi düşmanı yıldırabileceği gibi hedefi de küçültür. Hedefinizi gözünüzde büyütmeniz sadece kendinize duyduğunuz inancı zayıflatır.


VIII. ADIM: HARAKETE GEÇİN    

Hedefinize ulaşmak için “yarın” değil “hemen, şimdi” harekete geçmelisiniz. Ertelenen her eylem hedefinize ulaşmanız için almanız gereken yolu uzatır. Bazen zamanın azlığı ve diğer zorluklar başarıya giden yolda size çeşitli engeller oluşturabilir. Bunların üstesinden gelmenin bir yolunu bulmalısınız. Bu gibi mazeretlerin geçmişte sizi hedeflerinize ulaşmaktan alıkoyduğunu hatırlayın. Başarmak için adım atmanın şart olduğunu unutmayın. Çabalarınız, inancınız ve kararlılığınız sizi hedefinize ulaştırır.


IX. ADIM: KENDİNİZİ KUTLAYIN    

Kendinizi sevmeden ve kutlamadan başarılı olacağınızı düşünmüyorsunuz sanırım. Yaptığınız ve sonuç aldığınız başarılarda kendinizi kutlayın. Kutlama sırasında neler başardığınız üzerinde bir süre düşünün. Bunları bir kağıda yazın ve başarınızı sürekli canlı tutun.


Eğer belirlemiş olduğunuz hedefi tam olarak gerçekleştiremezseniz bile çabanızı ödüllendirin. Kendinizdeki ilerlemeyi kutlayın. Sonra kendinize şunları sorun:
Hedefe ulaşmaktan beni alıkoyan şeyler nelerdir?
Bu hedef şimdi ne kadar önemli?
Hedefinize ulaşmanız için nelerin olması gerekiyordu?
Hedefinize ulaşamamak sizi nasıl etkiledi?
Hedefiniz için tekrar harekete geçin, hayatınızın kontrolünü elinize alın ve tüm gücünüzü sonuna kadar kullanın.

ÇARESİZ DEĞİLSİNİZ ÇÜNKÜ ÇARE SİZSİNİZ!

Hayatımızda başarısızlıklar aynı alanda yoğunlaştığı zaman çabalarımızın yetersiz olduğuna inanırız. Bu inanç aslında yaşanılan başarısızlıktan çıkan bir öğrenme sonucudur. Üst üste yaşadığımız başarısızlıklar bize başarısız olacağımızı öğretir. Buna öğrenilmiş çaresizlikte denir. İnsanın yapabileceği bazı şeyleri yapamayacağına inanması, bir işi yapmaya teşebbüs ederken cesaretinin kırılması, kişinin başarısız olmasına neden olur. Kendine güvenini yitirdiği için de gelecekte de o işi başaramaz.
 
Matematikte üst üste başarısız olan birisinin “Ben matematik öğrenemem.” demeye başlaması, deneme sınavlarında hedefindeki puanı alamayan öğrencinin “Ben başarısız olacağım.” diye inanç geliştirmesi birer öğrenilmiş çaresizliktir.

Öğrenilmiş çaresizliği zamanla içselleştiririz ve kendimizi kurban olarak görmeye başlarız. Çaresiz olduğumuzu düşünme ve kurban rolünü oynamak bağımlılığa, bağımlılık da eylemsizliğe neden olur. Yani mevcut sonucu kabullenip, gücümüzün farkında olmayarak mücadele etmekten kaçınırız. Oysaki yaşadığımız üst üste başarısızlıklar yanlış yöntem belirlediğimizden, gücümüzü doğru kullanamadığımızdan ya da doğru zamanda doğru eylemi yapamadığımızdan kaynaklanabilir. Tüm bunlar sorunu çözemeyeceğimiz anlamına gelmez.

Aslında gücümüz yaşadığımız problemi çözmeye yetebilecek düzeydedir. Kendimizi değiştirerek, yeni seçimlerde bulunarak ve algımızı yöneterek sorunu kolayca çözebiliriz. Her şeyden önce sahip olduklarımızın farkında olmalıyız. Kendimize  “Eğer  bu sorunu akranlarım çözüyorsa ben de  çözebilirim.” diyebilmeliyiz. “Herhangi bir kişinin yapabildiğini ve başarabildiğini ben de başarabilirim.” diyebilmeliyiz.

Kendimize duyduğumuz inancı kuvvetlendirmeliyiz. İnançlarımız “dilek” olmaktan çıkmalı ve “hedef” hâline dönüşmelidir. Sınava hazırlanan bir öğrencinin “başarılı olacağım.” demesi bir dilektir. Ancak bu öğrencinin “Başarılı olacağım.” dedikten sonra “Başarılı olmak için … puan almam gerekiyor ve bu puanı almak için … yapmalıyım.” demesi ise hedeftir.
 
Dilek kişiyi hayallere götürür ve hayallerde bırakır, hedef ise kişiyi hayallerine ulaştırır. Hayal kurmak ona ulaşacak yol ve yöntemi belirleyen için başarı ile sonuçlanır.
 
Öğrenilmiş çaresizliği hayallerinizle ve ona yönelik yaptığımız eylemlerle yenebilirsiniz. Eylemsizlik hali başarısızlığı ve zayıflığı kabullenmektir. Bu nedenle sonuçlara aldırış etmeden ve onlardan dersler çıkararak eyleme geçmelisiniz.
 
Bunun için ulaşmak istediğiniz hedefe ilişkin temel inancınızı belirleyin. Güçlü bir referansla inancınızı besleyin. Örneğin  matematik  öğrenmek  ile  ilgili  sorununuz  varsa,  matematiği  öğrenmiş  kişilerle  konuşun,  matematik  öğretmenlerinizden derse özgü öneriler alın. Kendinizi güçlü kılmak ve sonuca ulaşmak için; “Matematiği hiç öğrenemeyeceğim.” ya da “Matematiği öğrenmek için deneyeceğim yöntemler gene işe yaramayacak.” gibi sınırlayıcı ve güven yitirici inançlarınızı silmeye çalışın ya da onlardan kurtulun. Çünkü öncelikle sizi başarılı olmaktan alıkoyan prangalardan kurtulmalısınız. Prangalardan kurtulamadığınız sürece istediğiniz kadar hızlı koşmaya dair inancınız olsun, bunlar işe yaramayacaktır.

Başarmak konusundaki inancınızı kaybetmediğiniz sürece hiçbir şey sizi başarıdan alıkoyamaz. Herhangi bir şeyi mükemmel yapmayı başaramayabilirsiniz ancak yetecek kadar başarılı olmak potansiyeli herkeste vardır.
 
İsteklerin, yapma ve yıkma potansiyeli çok büyüktür. Sizi güçlendirecek istekleri seçin. İçinizdeki en yüksek niteliklere doğru seslenen bir kadere doğru yürüyün. Bunun için kendinize yüksek standartlar belirlemeniz gerektiğini unutmayın. Değişikliği uzun dönemli kılacaksanız, bir kez değişiklik meydana gelince, derhal takviye etmelisiniz. Ondan sonra da sinir sisteminizi şartlandırıp bir kere değil, sürekli başarabilmeyi öğrenmelisiniz. Hızlı değişeceksek, ilk edinmemiz gereken inanç, şimdi değişebileceğimiz inancıdır. Hayatınızı genişletmenin, zenginleştirmenin yolu, başarılı olmuş insanların hayatını kendinize model olarak almanızdır.


Öğrenilmiş Çaresizlikten Kurtaran Düşünceler

Yanlış  
Doğru
 
Fiziksel koşullar, aile yapısı gibi bazı eksiklikler nedeniyle insanlar başarılı olamazlar.
 
Hayır, aslında herkes isterse başarılı olabilir. Çünkü başarı, öncelikle bir istek, daha sonra da bu isteğin yerine gelebilmesi için gerekenlerin yapılmasından ibarettir.
 
 
Başarılı insanlar hata yapmazlar.
 
Hayır, başarılı insanlar da hepimiz gibi hata yapabilirler; ama o hatayı tekrar etmezler. Önemli olan çok şey yapmak değil, doğru olanı yapmaktır.
 
 
Kurallara uyarsanız başarılı olursunuz.
 
Kurallar genel-geçer durumu belirtir. Başarılı olmanın kuralları kişilere göre değişebilir. Bu nedenle bazı durumlarda kendi başarı kurallarınızı kendiniz oluşturmalısınız.
 
 
Başarılı olabilmek için çok şanslı olmak gerekir.
 
Hayır, başarılı olabilmede “şans” denilen faktörün hemen hemen hiçbir etkisi yoktur. Sıkı çalışma, gayret gösterme ve bilgiye müracaat etmenin çok büyük önemi vardır.
 
 
Çok puan alırsanız bunun adı başarı olur.
 
Hayır, puan şüphesiz faydalı pek çok araçtan sadece bir tanesidir; ama bu durum size başarının yanında mutluluk getirmeyebilir. Gerçek başarı kişinin potansiyelini sonuna kadar belirlediği amaç için kullanabilmesidir.
 
 
Başarı bir hedeftir.
 
Hayır, başarı bundan daha çok, kendinize tayin etmiş olduğunuz hedeflerinize ulaştığınızda elde etmiş olduğunuz şeydir.
 
Bir defa başarılı oldum mu bütün sıkıntılarım bitmiş olur.
 
Hayır, başarılı olmuş olsanız dahi siz Tanrı değilsiniz. Hâlâ, iniş ve çıkışları olan bir insansınız o kadar. Elde ettiğiniz başarıdan dolayı hoşnutluk duyabilir ve gelecek her günü karşılamaya çalışabilirsiniz.
 

Sonucu Değiştirmek İstiyorsanız Süreci Değiştirmeyi Deneyin

Eğer bir işi bir defa denediniz yapamadıysanız ve bir daha yine eski stratejinizle denerseniz yine yapamayacağınızı garantilersiniz. Ve sonuçta başarısızlığı alışkanlık hâline getirirsiniz. Buna ısrar ederseniz başarı sizin için hayal olmaktan başka bir şey olmaz.

Oysaki başarılı sonuç alamadığınızda kendinize: “Bir şeyleri eksik ve yanlış yapıyorum galiba; eksikliklerimi tamamlamalıyım, yanlışlarımı düzelteyim, bir işi bir kişi başarabiliyorsa ben de başarabilirim.” dediğinizde sonuç elbetteki öncekinden daha iyi olacaktır. Bu bakış açısı olumsuz yaşantıyı öğrenmeye dönüştürmektir. Çünkü aynı şeyleri yapmak kişileri aynı sonuçlara götürür. Farklı sonuçlara ulaşmak için farklı şeyler yapmak gerekir.

Olumsuz deneyimlerimizi bizi sınırlayan engeller olarak kabul eder ve beynimize kaydederiz. Beynimizde otomatik pilota bağlanmış gibi bizi sürekli istemediğimiz sonuca götürür. Bizi engelleyen, başarıya götürmeyen süreçleri ancak yeni bir bakış açısıyla çözebiliriz.

Hedeflerinizi Zihninizde Yaşatın

Zihinsel canlandırma, bir bilgiyi öğrenmemizde ve o bilgiyi kullanabilecek yeteneği kazanmamızda çok etkilidir. Yapabileceğimiz hâlde, yapamayacağımıza inandığımız herhangi bir işi, zihnimizde görselleştirmek; yani o işin başından sonuna kadar yapabildiğimizin görüntülerini görmek ya da filmini izlemek, inançlarımızı güçlendirmede oldukça faydalıdır.

Telkinleriniz Pozitif Olsun

İç telkin, bize dışardan yapılan telkinlerden daha itici bir güce sahiptir. Çünkü iç telkinlerimiz kendimize olan güvenimizi artırır, inancımızı tazeler ve sabrımızı güçlendirir. Telkinler, kendi kapasitemizi kullanmamızda çok etkilidir. Çünkü insanlar, telkinlerle kendilerini aşarlar ve açarlar, telkinlerle kendilerini kilitlerler ve sınırlarlar.

Zihninizde yapmak istediğiniz işin filmini oluştururken, işitsel olarak da kendinize, “Evet ben de bu işi yapabilirim, ben de başarabilirim.” gibi beyni olumluya yönlendiren telkinlerde bulunun.


Başarı için Sadece Konu Tekrarı Yetmez, İnançları da Tekrar Etmek Gerekir
 
Bir bilgiyi hafızaya kaydetmenin en etkili yolu tekrar etmektir. Neyi tekrar edersek ona inanmaya başlarız. İyi şeyleri tekrar edersek iyi şeylere inanırız. Tekrar ettiğimiz şey ne ise onu zihnimizde canlı tutar, güçlendirir ve büyütürüz. İnançlarımız gibi duygularımız da aynı kuralla işler. Yani hangi duyguyu tekrar ederseniz o duygu pekişir, güçlenir ve büyümeye başlar. Büyümeye başlayan duygularımızın tersi çökmeye, zayıflamaya ve etkisizleşmeye başlar. Bu nedenle kendimize dair inancımızı ve başarı duygumuzu tekrarlarımızla güçlendirmeliyiz. Onlar bizim zorluklar karşısında mücadele gücümüzü artıran enerji kaynaklarımızdır.



Bir insan kendini adadığında ilahi taktir de o yönde hareket edecektir. Tüm olaylar diğer bir olayı desteklemek için oluşur ve aksi taktirde hiçbir zaman ortaya çıkmaz. Bir akarsu boyunca oluşan tüm olaylar sadece bir karardan doğar. Hiçbir insanın hayal edemeyeceği tüm umulmadık durumlar, oluşumlar ve maddi destek bu şekilde elde edilebilir. Elinizden geleni ve hayal edebileceğiniz herşeyi yapmaya hemen başlayın. Cesaret; deha, güç ve büyüyü de içinde saklar.

Şimdi başlayın.

GOETHE